KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/4673 E., 2024/1385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Karar Metni
679 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, Tokat ili Pazar ilçesi Gaziosmanpaşa mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 5167 parsel ... 2.046,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 114 ada 118 parsel numarasıyla ve 2.046,08 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 2420 parsel ... 1.974,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 114 ada 117 parsel numarasıyla ve 1.965,26 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına kayıtlı taşınmaz ile davalıya ait taşınmazın öncesinde bir bütün olduğunu, müvekkilinin murisi ile murisin kardeşi arasında fiili taksimle ortak sınır oluşturulduğunu ve bu ortak sınıra göre kullanılageldiğini, uygulama kadastrosu sırasında ise bu ortak sınır baz alınmadığından dolayı müvekkili adına kayıtlı taşınmazın bir bölümünün davalıya ait taşınmaz içerisinde tespit gördüğünü ileri sürerek, çekişmeli taşınmazlar arasındaki fiili kullanım sınırının kadastro sınırı olarak düzenlenmesini ve müvekkilinin kullanımında olan kısmın, davalı parselden ifrazı ile müvekkili adına kayıtlı taşınmazla birleştirilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının açmış olduğu davanın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının davasında haksız olduğunu, müvekkilinin kendi taşınmazının kadastro ölçümünü yaptırdığını ve müvekkilinin arazisinin 600,00 metrekarelik bir alanını davacıların kullandığını tespit ettiğini, bu durumun kadastro ölçümleri ile sabit olduğunu, davacının iddia ettiği gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafın müvekkilinin arazisini kullandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı ve davalı parseller arasında önceden akasya ağaçlarının bulunduğu, bu ağaçların iki parsel arasında sınır olduğu, daha sonra davacı tarafından bu ağaçlar kesilerek zeminde görülen tel örgüyü çektiği, çekişmeli alanın önceden beri davacı tarafından kullanıldığı,
ancak tesis kadastrosunda hatalı ölçüm nedeni ile bu kısmın davalı parsele yazıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 114 ada 117 parsel ... taşınmazın 12.12.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 659,95 metrekarelik bölümünün ifrazı ile 114 ada 118 parsel ... taşınmaza eklenmesine karar verilmiş; davalı vekilinin istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davanın niteliğine göre ceza davasının sonucunun karara etkisinin bulunmamasına,
mahkemece getirtilen belgeler ve sonrasında yapılan keşif ve uygulama sonucunda tesis kadastrosuna en yakın 1966 ve 1972 tarihli hava fotoğrafları incelenmek suretiyle alınan harita bilirkişisi heyet raporu ile 114 ada 117 ve 118 parsel ... taşınmazların sınırında hava fotoğraflarında parseller arasında dikili ağaçlar bulunduğu, keşif aşamasında belirlenen tel örgününde bu ağaçlar ile aynı hizada olduğu, mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları beyanında dava konusu taşınmazları ayıran sınırın bu ağaçlar ve tel örgüsü olduğunun belirtildiği, sabit sınırın bu ağaçlar olduğu,
ilk tesis kadastrosu esnasında sınırlandırma hatasının yapıldığı belirlenerek davalı 114 ada 117 parsel ... taşınmazdan hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 659,95 metrekarelik kısmın ifrazı ile 114 ada 118 parsel ... taşınmaza eklenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4673, K. 2024/1385, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama