KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/4688 E., 2024/4635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Espiye Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında Giresun ili Espiye ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 221 parsel sayılı 13.094,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1/2 şer hisse ile ... ve ...'lerin 1981 yılından beri fiili kullanımlarında olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., çekişmeli 102 ada 221 parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak adına şerh verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "alınan beyanlardan taşınmazın öncesinin davacının babasına ait olduğu ancak yaklaşık 40 yıl kadar önce davalılara satıldığı ve zilyetliğinin devredildiği, bu tarihten bu yana da kullanımın davalılarda olduğu gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4688, K. 2024/4635, 9 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama