KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/4808 E., 2025/1684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/397 E., 2023/246 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/149 E., 2021/38 K.
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili Marmaris ilçesi ... mahallesi Yalancıboğaz mevkii ve civarında bulunan ve 4, 5, 106 ve 111 tahrir no.lu taşınmazlar ve özel idare kayıtlarında 01.07.1861 ada köy doğumlu ... ve oğlu ... adına kayıtlı olan taşınmazların 100 yılı aşkın süre kullanılması ve bu kişiler adına kayıtlı olmasına rağmen kadastro çalışmaları sonunda orman, Hazine ve farklı kişiler adına tespit ve tescil edildiğini, davalılar adına yapılan tespitin hatalı olduğunu belirterek, dava konusu 346, 356, 73, 74, 75, 282 ve 324 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında ... mirasçıları adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davacılar, müşterek muristen intikal eden miras haklarının bulunduğunu ileri sürerek tescil isteminde bulunmuş olup, kadastro öncesi sebebe dayalı bu talep, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü süreye tabidir. Anılan yasa maddesinde, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra "kadastrodan önceki nedenlere" dayanılarak dava açılamayacağı ifade edilmiştir.
Somut olayda; dava kadastro tespitinden sonra 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı ..." gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4808, K. 2025/1684, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama