Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun)
Kanun ile değişik 6831 sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre yapılan, 28.01.2014 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde çalışması vardır. Çekişmeli taşınmaz, 26.04.2007 tarihinde Hazine adına senetsizden çalılık niteliği ile tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 178 ada 34 parsel sayılı taşınmazın kadastroda kullanıma aykırı olarak çalılık vasfıya davalı Hazine adına tespit edilip tapuya tescil edildiğini, taşınmazın müvekkillerine babalarından mirasen, intikalen ve taksimen kaldığını, kadastro tespitinde müvekkilinin adlarına tespit gören 178 ada 33 ve 35 parsellerin ortasında kalan uyuşmazlık konusu yerle birlikte her üç parselin evvelinde tek bir taşınmaz olarak kullanıldığını, taşınmazın çalılık vasfında olmayıp davalı Hazine ile alakası olmadığı gibi köy tüzel kişiliği ve ormanla da bir alakası bulunmadığını,
dava konusu taşınmazın tarım arazisi olarak müvekkilleri tarafından müştereken nizasız, fasılasız 40 yılı aşkın kullanıldığını, dava konusu 178 ada 34 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına 1/2'şer hisse ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre yönünden ve olağanüstü zamanaşımı sebebi ile kazanım koşulları sağlanamadığından esastan reddi gerektiğini, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunun sabit olduğunu, niteliği itibariyle zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Kandıra ilçesi ...
Mahallesi 178 ada 34 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar ... ve ... adına ayrı ayrı 1/2'şer hisse ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince,"Dava, muristen intikal, taksim, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik ve tespit öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, dava konusu taşınmazın 40 yılı aşkın zilyetliklerinde bulunduğunu bildirmiş, yerel mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de.
Dosya arasında mevcut hava fotoğraflarının incelenmesinde taşınmazın 1990, 1992, 2005 yılında maki-çalılık vasıflı olduğu, tarımsal amaçlı kullanılmadığı, davacıların taşınmazda ekonomik amaca uygun zilyetliğinin olmadığı, keza anılan hususların 24.07.2020 tarihli ek raporda Orman Yüksek Mühendisi bilirkişi tarafından da bildirildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca yerel mahkemece tespit tarihindeki taşınmazın niteliği nazara alınarak, tespitin aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.