KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/4996 E., 2023/6869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.007 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 172 ada 2 parsel ... taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 ... Kanun) uyarınca ...'a satılarak 15.01.2015 tarihinde tapuya tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; miras yoluyla gelen hakka dayanarak, ... ilçesi ... Mahallesi 172 ada 2 parsel ... taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında mirasçılar adına tescil edilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'inde bulunduğunu, 1999 senesinden bu yana kullanmakta olduğu gayrimenkulü, yaklaşık üç yıl önce başvurarak üzerine aldığını, yasal askı süresinde ve sonrasında da, yapılan tescil işleminden diğer kardeşleriyle beraber, davacı olan ablasının da haberdar olduğunu ve tüm ısrarlarına rağmen "bedel ödeme" konusunda katılım göstermediklerini ve "bırak devlete kalsın" dediklerini, bir yandan asgari ücretle kıt kanaat geçinmeye çalışırken öte yandan evinin taksitlerini ödediğini, öncelikle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini,
ama asıl hak ve hakkaniyet yoksunluğu nedeniyle reddi gerektiğini, sözkonusu yeri nerdeyse yirmi yıldır zilyetliğinde bulundurduğunu ve tüm vergilerini, harçlarını kendisinin yıllardır ödediğini ve de tüm sayaçlarını da kendi üzerine olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 5831 ... Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 ... Kanun) gereğince 2010 tarihinde yapılan kadastro neticesinde 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi kapsamında tapuya Hazinesi adına tapuya tescil edildiğini, tapunun beyanlar hanesinde kullanıcısının ... evladı ... olduğunun belirtilmesi sebebiyle, kullanıcının başvurusu üzerine 6292 ...
Kanun ve ilgili genelgeler doğrultusunda dava konusu parselin davalı ...’a satıldığını ve tapu tescil işlemlerinin de gerçekleştirildiğini, bu sebeple davanın Hazine yönünden husumetten reddi gerektiğini, diğer taraftan, davacının tek başına diğer mirasçılar adına tescil talebinde bulunamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının eldeki davayı, dava konusu 172 ada 2 parsel ... taşınmazın 6292 ... Kanun uyarınca yapılan satış işleminden sonra açtığı, davalıya ait tapu kaydının idarece yapılan devir işlemi neticesinde oluştuğu, dayanak işlem iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli davanın dinlenilemeyeceği gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararında, davanın esasa girilmeksizin usulden reddedilmesinin hak mahrumiyetine sebep olduğunu ve kanunun ruhuna ters düştüğünü, mahkemenin 6292 ...
Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerekir gerekçesi ile davanın konusu hususunda karar verdiğini ve taşınmaz Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra ise şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı yönünde değerlendirme yapmışsa da davalı tarafın üçüncü bir kişi olmadığını ve kötü niyetli bir kardeş olması nedeniyle üçüncü kişi olarak değerlendirilemeyeceğini, zira davalı tarafın babasına ait bir gayrimenkul üzerinde hak sahibi olma yolunda kötü niyetli bir irade sergilediğini,
... bu nedenle de üçüncü bir kişi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhe yönelik açılan davanın reddine yönelik yerel mahkemenin kararı esas itibarı ile hem hakkaniyete hem de yasanın ruhuna ve amacına uygunluk teşkil etmediğini, yerel mahkeme en azından bu aşamada davaya tapu iptal ve tescil davası olarak devam edilemeyeceğine kanaat getirmiş ve davayı usulden red etmiş ise de müvekkili olan davacıların taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin tespiti yönünden hüküm kurulmasına engel yasal bir düzenleme mevcut olmadığını,
davacılar açısından ileri sürülecek hak talepleri açısından hukuki yararın mevcudiyeti karşısında zilyetliğinin tespiti yönünden davaya devam edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiğini, yerel mahkemece en azından davaya zilyetliğin tespiti davası olarak devam edilmesi, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın Hazine tarafından dava tarihinden önce 6292 ... Kanun uyarınca davalıya satıldığı, taşınmazın davalı adına tescil edilmesinden sonra tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6292 ... Kanun gereğince satılan taşınmaz hakkında açılan tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Ek 4 üncü maddesi ve 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 ... Kanun) Kanun hükümleri,
3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4996, K. 2023/6869, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama