3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, Şile ilçesi ... mahallesi çalışma alanında bulunan 154 ada 5, 6, 7 ve 155 ada 5, 6 ve 7 parsel sayılı sırasıyla 1.036,40 m², 755,10 m², 569,56 m², 2.088,32 m², 2.613,30 m², 2.799,92 m² yüzölçümündeki taşınmazlar ırsen intikal, satış, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, tarla niteliği ile davalılar adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili asıl davada, İstanbul ili Şile ilçesi ... mahallesinde 155 ada 7 parsel sayılı taşınmazın, birleşen davalarda da 154 ada 5, 6, 7 ve 155 ada 5, 6 parsel sayılı taşınmazların zilyetlikle kazanım şartları gerçekleşmeden davalılar adına tespit edildiğini belirterek, yapılan kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tespit ve tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "davalı tarafın dayandığı tapu kaydının tam anlamıyla taşınmaza uygunluğundan söz edilemeyeceği, son tahlilde eldeki durumda taşınmazların tamamı açısından sınırlarının bir yönü orman 2 yönü dere 1 yönü kirlioğlu ... tarlası kabul edilse dahi bu kaydın uygulamaya elverişli olamayacağı dava konusu taşınmaza uymadığı ve dava konusu taşınmazların fiili durumu itibariyle 20 yılı aşkın zamandır zilyetlik tasarruf emaresi taşımadığı, çalılık ağaçlık- yol harfiyat dökülü alan olan fiilen uzun yıllar kullanılmayan taşınmazlarda tarafların iradi terkinin olduğunun anlaşıldığı,
tahdit sonrası zilyetliğin ise gerek keşifte dinlenen bilirkişi beyanları gerekçe hava fotograflarından anlaşıldığı üzere 20 yıldır gerçekleşmediği, davacı Hazine tarından dava konusu taşınmazların ekonomik amaca uygun kesintisiz aralıklıksız kullanılmadığının ispat edildiği, davalılarca KK 14 ve devamındaki zilyetlik koşulların sağlanmadığı gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kabulüne, dava konusu İstanbul ili Şile ilçesi ...
Mahallesi 154 ada 5-6-7 155 ada 5-6-7 nolu parsellere yapılan tespitin iptali ile taşınmazların kadastro tutanağında yazılı diğer kayıtlar ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş olup; hüküm, bir kısım davalı vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine dair verilen karar bir kısım davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21.02.1991 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. Arazi kadastro çalışmaları ise 1972-1973 yıllarında yapılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.