KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/5130 E., 2024/1683 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ...Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı ... tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar; .... köyünde bulunan 110 ada 105, 106 ve 108 parsel sayılı taşınmazların anneleri ....'ten kendilerine intikal ettiği, taşınmazların uygulama kadastrosu sırasında sınırlarının yanlış tespit edildiği, kendilerine ait bir kısım taşınmaz bölümünün 110 ada 10 ve 109 parsel numaralı taşınmazlar içinde kaldığı iddiasıyla, 110 ada 10 parsel ve 110 ada 109 parsel numaralı taşınmazlar içinde kalan kısımların tapu kayıtlarının iptali ve adlarına tescili istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmışlardır.
Kadastro Mahkemesince mülkiyete yönelik iddilar yönünden görevsizlik kararı verilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda kadastro tespit gününden önceki haklara dayalı olarak açılan davada 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 Sayılı Kanun) 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre dolduğundan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, davacı ...'in istinaf başvurusunun, HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/5130, K. 2024/1683, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama