KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/5219 E., 2023/6670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.503 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Çekişmeli ... ili ... ilçesi ... Köyünde bulunan 204 ada 1 parsel ... 9.842.143,20 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına idari yoldan tapuya kaydedilmiş bir taşınmazdır.
Davacı gerçek kişi 16.04.2013 havale tarihli dilekçesiyle, dilekçesinde belirttiği 6.498 m² miktarındaki taşınmazın orman vasfında olmadığı halde, orman olarak tescil edildiğini, bu taşınmazda yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, bahsi geçen yerin tapusunun iptali ile adına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında davasını ıslah ederek fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen dava konusu taşınmazların tapusunun iptal edilerek adına tescili talebinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile, dava konusu 204 ada 1 ... parselde tapuya kayıtlı taşınmazın, dosya arasında bulunan 15.12.2015 tanzim ve havale tarihli fen bilirkişisinin, bilirkişi raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile belirttiği 6.694.43 m²'lik kısmı ile yine aynı krokide (B) harfi ile belirttiği 2.459.74 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen kararın davalı ...
İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.10.2018 tarihli ve 2016/9884 Esas, 2018/6392 Karar ... kararı ile, davanın kadastrodan önceki hukukî sebebe dayalı tapu iptali ve tescil davası olup dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu ve bu tür davalarda yasal hasmın Orman İdaresi ve kayıt maliki olan Hazine olduğu, somut olayda, Hazine kayıt maliki olduğu halde, davaya dahil edilmeyerek, taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak devam eden yargılama neticesinde tapu kaydındaki tescil işleminin dayanağını oluşturan idari işlem olan kadastro tespitinin hatalı yapıldığı, dolayısı ile tescilin yolsuz olduğu, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ...
Kanun) 12/3. maddesi gereği, davanın 10 yıllık süresi içerisinde açıldığı ve dosya kapsamından davacının kadastro öncesi sebeplere dayanarak dava konusu yerlerin zilyedi olduğunu dolayısı ile taşınmazda hak sahibi olduğunu ispat ettiği, 3402 ... Kanun'un 14/1. maddesinde belirtilen edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ... İli ... İlçesi ...
Köyü 204 ada 1 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın, dosya arasında bulunan 15.12.2015 tanzim ve havale tarihli fen bilirkişisinin, bilirkişi raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile belirttiği 6.694,43 m²'lik kısmı ile yine aynı krokide (B) harfi ile belirttiği 2.459,74 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile iptal edilen kısmın dava konusu parselden ayrılarak aynı ada ve son parsel numaraları ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, tapuda orman vasfı ile kayıtlı 204 ada 1 parsel ... taşınmazın bir kısmının orman olmadığı ve bu kısmın tapusunun iptali ile adına tescili istemi ile davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastro çalışmalarına ilişkin belgeler eksiksiz şekilde dosyaya getirtilmemiş, taşınmazın orman kadastro çalışmalarındaki hukuki durumu saptanmamış, eski belgeler üzerinde taşınmazın kullanım durumu araştırılmamış eksik inceleme ve araştırma ile yetinilerek hüküm kurulmuştur.
Dairemizin geri çevirme kararı sonrası gönderilen, yörede 2013-2014 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının işe başlama tutanağında 1985 yılında orman kadastrosu ve 2/b çalışması yapıldığının belirtildiği ne yazık ki bu çalışmaya ilişkin herhangi bir belgenin getirtilmediği ancak gerek dava ve cevap dilekçeleri gerekse iade kararı sonrası dosyaya getirilen belgelerden çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1985-1988 yıllarında orman kadastrosu yapıldığı anlaşılmıştır.
O halde İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip;
yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli;
tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın kesinleşen tahditteki durumu tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Dava konusu taşınmaz kesinleşen tahdidde orman sınırları içerisinde ise İlk Derece Mahkemesince hak düşürücü sürenin geçip geçmediği tartışılarak sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Dava konusu taşınmaz kesinleşen tahdidde orman sınırları dışında ise davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalıdır. Bu cümleden olarak; keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli. 3116, 4785 ve 5658 ...
Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli;
taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak,
temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 ...
Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı;
yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 ...
Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 3.7.2005 tarihli ve 5403 ...
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Kabule göre de; davacının dava dilekçesinde dava konusu etmediği kısmı ıslahla dava konusu edemeyeceği dikkate alınmadan, bu kısma yönelik kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/5219, K. 2023/6670, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama