KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/5225 E., 2025/2200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1853 E., 2023/695 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Kandıra Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/33 E., 2022/41 K.
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili ilçesi Mahallesi 139 ada 159 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na eklenen Geçici 8 nci maddesi kapsamında davalı adına tespitinin yapıldığını ancak zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ve iktisap şartlarının oluşmadığını belirterek dava konusu taşınmazın davalı adına yapılan tespitinin iptali ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı ve murislerinin tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan daha fazla süreyle malik sıfatı ile zilyetliklerinin bulunduğu, zilyetliklerini nizasız ve aralıksız olarak devam ettirdikleri, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddede belirlenen sulu ve susuz tarım arazileri için belirlenen sınırlamanın aşılmadığı, davalı lehine "kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği" sebebine dayalı olarak taşınmaz edinim şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; çeşitli yıllara ait hava fotoğraflarında yapılan incelenmesine göre taşınmazın ekili-sürülü vaziyette tarımsal faaliyete konu edildiği, hava fotoğraflarında taşınmazın kullanımın net olarak gözüktüğü,
dava konusu taşınmaz hakkında imar ihyanın tamamlandığı ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesince sonucu itibarıyla yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/5225, K. 2025/2200, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama