İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5978 K.2025/5055

Taraflar arasında görülen orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/5978Karar2025/5055Tarih30 Haziran 2025Okuma8 dk · 1.545 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/5978 E., 2025/5055 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Haziran 2025
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/336 E., 2023/894 K.
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk derece mahkemesi
... Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/180 E., 2022/833 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.545 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce ilk olarak 2008 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunduğu, yargılama sırasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi uyarınca 2020 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 409 ada 18 parsel numaralı 256,91 m² yüzölçümündeki taşınmazın kullanıcı şerhi tesis edilmeksizin Hazine adına tespit edildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ekli tapu kaydında görüleceği üzere tapu ile malik ve zilyet bulunduğu ... ilçesi ... köyü ... mevkinde bulunan 17 parsel sayılı taşınmazın 92 no.lu Orman Kadastro Komisyon Başkanlığı tarafından yürütülen orman kadastro çalışmaları sırasında orman alanı içerisine alındığını ve 01.07.2008 tarihli ekli askı ilanı ile de askıya çıkarıldığını, müvekkili il dışında ikamet ettiğinden yapılan orman çalışmalarından ve askı ilanından haberdar olamadığını, yasal 6 aylık süre içerisinde kadastro mahkemesinde dava açarak itiraz edemediğini,

ekli tapu kaydında görüleceği üzere dava konusu yerin tapulu olduğunu, yine ekli pafta örneğinden görüleceği üzere dava konusu yerin bulunduğu eski ...

Belediyesince dava konusu yerde parselasyon çalışmaları dahi yapıldığını, ayrıca dava konusu yer belde merkezi olduğunu, ormanla hiçbir ilgisinin olmadığını, tapu kaydında eski 17 parsel sayılı taşınmaz olarak kayıtlı 238 m²'lik alanla ilgili 92 no.lu orman kadastro komisyonu tarafından yapılan orman kadastrosu çalışmalarının bu bölümle sınırlı kalmak üzere iptalini ve müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, davalı ...

İdaresi davanın reddini savunmuştur.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "davacının 1982 tarihli ve 25 sıra numaralı eski tapu kaydına ve zilyetliğe dayanarak eldeki davayı açtığı, dava konusu taşınmazın 2008 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmalarında arsa vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, beyanlar hanesine ise ''6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır'' belirtmesinin olduğu, herhangi bir kullanıcı tespiti yapılmadığı, kadastro tutanağının 17.03.2020 ila 16.04.2020 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı,

itiraza uğramadan kesinleştiği, orman mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 28.12.2021 tarihli raporda dava konusu taşınmazın eski tarihli hava fotoğraflarında ormanlık alan olarak gözüktüğü, orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği anlaşılmış, her ne kadar davacının dayandığı eski 1982 tarihli tapu kaydı dava konusu yere uysa da dava konusu yerin evvelinde orman olduğu,

orman bilirkişi raporunda da 1956 tarihli ve 1973 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın bodur ağaç -çalılık şeklinde gözüktüğü, ormanlık alanın devamı niteliğinde gözüktüğü, evvelinde orman olan bir yerin zilyetlik- eski tapu dahi hiçbir surette kazanılamayacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, öncesi orman olan taşınmazlar için oluşturulan tapu kaydının hukuki değerinin bulunmadığı,

davacı tarafça 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 7. maddesi uyarınca idareye başvurulmadığı, dayanak tapu kaydının 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamındaki tapulardan da olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacının dayanağı olan 18.02.1983 tarihli ve 118 cilt, 3 sahife, 56 sıra no.lu 238 m² müfrez arsa vasıflı tapu kaydının oluşumu incelendiğinde; ilk olarak taşınmazın 1966 yılında köy güzergahının değişmesiyle yol fazlası olarak İdare tarafından ... Köyü Tüzel Kişiliği adına senetsizden tescilinin yapıldığı, 1982 yılında ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/185 Esas,1982/174 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile miktarının 69.120 m² olarak tashihine karar verildiği, sonrasında 08.12.1982 tarihinde çok sayıda parsele ifraz edildiği, ifraz edilen parsellerden olan 17 parsel sayılı taşınmazın Köy Tüzel Kişiliği tarafından davacı ...'e satıldığı ve böylece dayanak tapunun oluştuğu anlaşılmıştır.

Çekişmeli taşınmaz, 2008 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmasında PXI no.lu 2/B bloğu içinde orman sınırları dışına çıkarılmış, yargılama sırasında yapılan 3402 sayılı Kanun'un EK-4. maddesi kapsamında kullanım kadastrosu çalışmasında dava konusu 17 parsel, 409 ada 18 parsel numarasıyla kullanıcısı olmadığından kullanıcı belirtmesi yapılmaksızın Hazine adına tespit edilmiş, tutanak davalı hale getirilerek dosya arasına alınmıştır.

Bilindiği üzere; 26.04.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun'un "2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar" kenar başlıklı 7. maddesinde, orman vasfını kaybetmesi nedeniyle orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarında yer alan bir kısım belirtmenin terkini ve bu taşınmazların -önceki maliklerine- iadesine ilişkin, "(1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;

a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen,

kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.

b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise,

bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsizolarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz..." şeklinde hükümlere yer verilmiştir.

Kanun'un 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentleri incelendiğinde, her iki bentte farklı nitelikteki tapu kayıtlarına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı görülmektedir. Bu kapsamda (a) bendinde sayılan tapu kayıtları bakımından, Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtlarının bedel alınmaksızın geçerli kabul edileceği ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescillerinin aynen devam edeceği düzenlenmiştir.

Buna karşılık (b) bendinde sayılan tapu kayıtları bakımından, Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtlarının geçerli kabul edileceği düzenlenmiş, ancak tescillerinin aynen devam edeceği belirtilmemiştir.

Buradaki farklılık esasında (a) ve (b) bendindeki belirtilen tapu kayıtlarının niteliklerinin ayrı olmasından kaynaklanmaktadır. Zira; (a) bendinde sayılan "Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan" tapu kayıtları, nitelikleri gereği güncel paftada yerleri belirli olarak çapa bağlı şekilde tapuda kayıtlı bulunurken;

(b) bendinde sayılan "Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan" tapu kayıtları ise, tapuda kayıtlı bulunmakla birlikte, çapa bağlı olmayan ya da olsa bile güncel paftada yerleri belirli olmayan kayıtlardır.

Konuya ilişkin olarak yukarıda değinilen kanun hükümleri ve davacının eldeki davadaki talepleri birlikte irdelendiğinde; davacının dayanağı olan 18.02.1983 tarihli ve 118 cilt, 3 sahife, 56 sıra no.lu tapu kaydının ifraz sonucu oluştuğu, 17 parsel sayılı taşınmazın paftasındaki yerinin sabit ve sınırlarının belirli olduğu göz önüne alındığında 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a maddesi kapsamında kaldığının ve 2/B ile orman sınırları dışına çıkarıldığı tarih itibariyle tapu kaydının geçerli hale geldiğinin kabulü gerekmektedir. Öte yandan, 6831 sayılı Kanun'un 2/B kapsamında kalan tapulu taşınmaz alanlarında mülkiyet durumu belirli olduğundan kullanım kadastrosu yapılamaz.

Ayrıca, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava görülmekte iken 3402 sayılı Kanun'un EK-4. maddesi kapsamında kullanım kadastrosu çalışmalarının yapıldığı, çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı tutulduğu ve tutanağa davalı şerhi verildiği anlaşılmış olup, her ne kadar dava sırasında tutulan tutanakların kesinleşmeyeceği ve davanın Kadastro Mahkemesinde görülmesi gerekmekte ise de, Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli ve 2022/726 Esas, 2022/717 Karar sayılı kararıyla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karar verildiğinden görev hususuna girilmemiştir.

Hal böyle iken, davacının orman kadastrosundan önce geçerli bir tapu kaydı bulunduğuna, 2/B kapsamında kalan tapulu taşınmaz alanlarında mülkiyet durumu belirli olduğundan kullanım kadastrosu yapılamayacağına ve davacının dayanak tapu kaydı 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a maddesi kapsamında geçerli hale geldiğine göre Hazine adına yapılan tespitin iptali ile davacı adına tescil kararı verilmesi gerekirken aksi düşünceyle yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/5978, K. 2025/5055, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5978
Karar No
2025/5055
Tarih
30 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/6008 K.2025/9350
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/6030 K.2025/9353
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/6143 K.2025/9356
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/6146 K.2025/9357
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/6206 K.2025/10635
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6281 K.2025/5987

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.