KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/6009 E., 2025/4519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/16 E., 2023/130 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
908 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, 1046 parsel sayılı 55.156,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1046 parsel sayılı taşınmazın imar - ihya edilmediği gibi davalı taraf yararına iktisap koşullarının da gerçekleşmediğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... İlk Derece Mahkemesince, öncelikle taşınmaza komşu parsellerin tutanak ve varsa dayanağı belgeler ile davalı olmaları halinde ise dava dosyaları ilgili yerlerden getirtilmesi, çekişmeli taşınmaza ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek,
taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafının tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosyanın ikmal edilmesi,
bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişisi, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmaz bölümlerinin öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı,
böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasında oluşacak çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılması; yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanakları ve varsa dayanak kayıtları ile denetlenmesi,
jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişilerden, gerek dosya kapsamında bulunan gerekse de getirtilecek olan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aleti ile inceleme yaptırılmak suretiyle, taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve niteliğini, evveliyatı itibari ile imar ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, imar ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde hangi tarihte imar ihyaya başlandığı ve tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak hangi tarihten beri hangi tasarruflarla zilyet edildiğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir rapor düzenlettirilmesi;
ziraat mühendisi bilirkişilerden, taşınmaz bölümlerinin toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz bölümleri üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı, kapalılık oranı, taşınmaz üzerindeki dağılımlarını, taşınmaz bölümlerinin evveliyatı itibari ile imar ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş yakın plan ve panoramik fotoğraflarını içerir,
önceki ziraat bilirkişi raporlarını irdeler ve çelişkileri giderir mahiyette ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; fen bilirkişisinden ise keşfi izlemeye ve bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli, ağaçların cinslerine göre dağılım biçimini gösterir ayrıntılı harita ve rapor düzenlettirilmesi bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... 11.08.2023 tarihli fen raporunda A ve B harfi ile gösterilen kısımların 4. sınıf tarım arazisi olduğu gibi 1954,1973,1984, 1992 ve 2002 tarihli hava fotoğraflarında tarımsal faaliyet bulunduğu, bu haliyle zilyetlikle kazanım koşullarının davalı lehine oluştuğu ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen bu karar dosya kapsamına, usul ve kanuna uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi raporunda 1954, 1973, 1984, 1992 ve 2002 tarihli hava fotoğraflarında tarımsal faaliyet bulunduğu ve komşu 1045 parsel sayılı taşınmaz ile benzerlik gösterdiği belirtildiği halde, dava konusu taşınmazla benzerlik gösterdiği belirlenen mezkur taşınmazın hükmen hali arazi vasfında olduğu İlk Derece Mahkemesince gözden kaçırılmıştır.
Öte yandan; temyize konu bölümlerle, daha önce Hazine lehine kesinleşen kısım ile kuzey ve güneyinde yer alan dava dışı ham toprak vasıflı 1056 parsel sayılı taşınmaz arasında ayırıcı bir unsur bulunmadığı gibi, aksine bu taşınmazla bütünlük oluşturduğu, nitekim taşınmazın güncel fotoğraflarından da temyize konu bölümlerinde tarımsal faaliyet ile imar ihyaya yönelik bir olgunun mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davalı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığının dosya kapsamıyla sabit olduğu gözetilerek, davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın tamamının Hazine adına hali arazi vasfıyla tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirmesi neticesinde davanın reddedilmiş olması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, 1046 parselin tamamının dava konusu olması nedeniyle, önceki kararla temyiz edilmeksizin kesinleşen (C) rumuzu ile gösterilen bölüm yönünden de kesinleşen durum gibi Hazine lehine tescil kararı verilmesi gerekirken, bu bölüm hakkında tescil hükmü kurulmamış olması dahi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/6009, K. 2025/4519, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama