KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/6389 E., 2025/6259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/323 E., 2022/377 K.
Karar Metni
1.139 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı ... İdaresi, davalı ... ve feri müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... İdaresi vekili Kadastro Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Konya ili Meram ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 275 93... , 4, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına tespit edildiğini, yapılan 22/a çalışmasında orman sınırlarının daraltıldığını, taşınmazların davalı adına yapılan tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ... İdaresi 30.05.2010 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; yargılama esnasında idarece yapılan tahkikat sonucunda davaya konu taşınmazların kısmen orman sınırları içerisinde kaldığının anlaşıldığını, bu nedenle dava konusu 275 93... , 4, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların orman sınırları içerisinde kalan kısımlarına yönelik olarak tespitin iptali ve orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescili yönünde davayı ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İdare tarafından yapılan kadastro tespitinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafından açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Fer’i müdahil ... vekili müdahale talep dilekçesinde; Konya ili Meram ilçesi ... Mahallesi 21... parsel nolu taşınmazın tamamının, 1815, 18 18... parsellerin ise orman alanı dışında kalan kısımlarının, ayrıca dilekçeleri ekindeki haritalarında gösterilen tescil harici yerin “... Parkı ve Müzesi” olarak kullanılmak üzere ... Genel Müdürlüğü tarafından ... adına tahsis edilmiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesi halinde bu su parkının yapımının mümkün olacağını bu nedenle davalı Hazinenin yanında fer’i müdahil olarak davaya katılıp takip edeceklerini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davacı ...
İdaresinin dava konusu taşınmazların yüzölçümünün eksik ölçüldüğü iddiası ile açtığı davanın reddine, taşınmazların yenileme tutanağındaki gibi tapu maliki adına tapuya kayıt ve tesciline; taşınmazların orman niteliğinde olduğu iddiası ile açtığı davada Mahkemenin görevsizliğine; bir kısım asli müdahiller tarafından açılan davaların da görev yönünden reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili ve asli müdahil gerçek kişiler tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.02.2017 tarihli ve 2015/147 66... /1622 karar sayılı ilamıyla;
müdahil gerçek kişiler vekilinin temyiz itirazları bakımından 10 yıllık hak düşürücü süre geçirildiğine ve İlk Derece Mahkemesince müdahillerin davalarının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının reddine, orman yönetiminin temyiz itirazları incelendiğinde.
Mahkemenin taleple bağlı olarak araştırma ve inceleme yapması gerektiğini, bir yerde orman kadastro çalışması varsa taşınmazların orman olup olmadığı kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanaklarının zemine yöntemince uygulanması ile belli olacağı, yörede yapılan 2005 yılında yapılan orman kadastrosunun iptali için dava açılıp açılmadığının araştırılması, açılmış bir dava yoksa dava konusu taşınmaz ve çevresine ait düzenlenen 22/2-a madde uygulaması sonucunda düzenlenen kadastro paftası, taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneklerinin getirtilmesi,
yeniden keşif yapılması, taşınmazların kesinleşen tahdit haritasındaki konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınarak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; 07.06.20 21... .12.2021 tarihli bilirkişi raporuna atıfta bulunularak, davacı ... idaresinin davasının kısmen kabulüne, asli müdahil gerçek kişiler yönünden verilen 07.05.2015 tarihli ve 2014/116 Esas, 2015/206 Karar sayılı karar da, Yargıtay bozma kapsamı dışında tutularak kesinleştiği anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığı karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; orman sınırları içinde kalan kısımların daha fazla olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kısmen kabul kararı ve idare aleyhine vekalet ücreti verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; karara esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli, açıklık ve yeterlilikte olmadığını, bilirkişi raporunun denetime müsait olmadığını, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar tam olarak yerine getirilmeden karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Feri müdahil vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu 2758 93... parsel sayılı taşınmazın ... adına tahsisli olduğunu, (A) ile gösterilen alanda tatlı su deposunun bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yörede 2005 yılında ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ve (2/B) madde çalışmaları ile 1953 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu ve 2010 yılında yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları vardır. İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki.
UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda ve parsel sorgu sistemleri üzerinden yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi kararından önce, dava konusu taşınmazlardan 275 93... parsele yönelik tevhid ve ifraz işlemlerinin gerçekleştiği, taşınmazın yeni parsel numaraları aldığı, hükümde atıfta bulunan 31.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda 275 93... parsel içerisinde kaldığı belirtilen krokide (A1), (A2) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımların farklı numaralı parseller içinde kaldığı,
ayrıca hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarının denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olması gerektiği halde, dava konusu taşınmazların kesinleşen tahdit sınırları içinde kalan kısımlarının açık ve net gösterilmediği, infazı kabil hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde infazda tereddüt yaratacak şekilde eski parsel numarası üzerinden ve taşınmazların değişen mahalle adı ile hüküm kurulması da doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince öncelikle, tapu kayıtları dosya arasına alanarak varsa yeni tapu kayıt maliki tüm kişilerin yöntemince davaya dahil edilmeleri sağlanmalı ve yöntemince taraf teşkili sağlandıktan sonra mahallinde yeniden önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek,
dava konusu taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu Kadastro Mahkemesi ilamı ile kesinleşen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a madde uygulaması sonucunda düzenlenen kadastro paftası üzerinde gösterilip ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli;
çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre infaza elverişli şekilde bir hüküm kurulmalıdır.
V. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/6389, K. 2025/6259, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama