KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/1352 E., 2025/3037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2021 E., 2023/2594 K.
- Dava türü
- Vakıf Evladı Olduğunun Tespiti
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı VGM vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı VGM vekilince duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin davanın niteliği yönü ile reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde; davacı ...'ın ... ile ... .. .. Ve .. .. Hacı .. Vakfının vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davacının babası ... hakkında İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/457 Esas, 2006/40 karar sayılı dosyasında dava konusu .. .. Vakfı ve .. .. Hanım Vakfının tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiş olduğu, dosya kapsamı, nüfus kayıtları ve mahkeme ilamı dikkate alınarak davacının davasının kabulüne ve davacının "... ve ... Ağa eşi ve .. .. .. .. Hanım Vakfının vakıf evladı olduğunun ayrı ayrı tespitine," karar verilmiştir.
Davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince.
İlk Derece Mahkemesince, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/457 Esas, 2006/40 Karar sayılı dosyasında davacının babası ...'nın dava konusu vakıfların tevliyede ehil evladı olduğuna karar verildiği, evlatlık kararına ilişkin dosyaların dosya içerisinde olduğu, nüfus kayıtlarının çıkartılarak dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile davacının vakıf evladı olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği, istinaf dilekçesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355. maddesi kapsamında yapılan inceleme sonunda;
dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, vakfiyede evlad kelimesinin 6 kez geçmesi ile birlikte "evlâd bil-külliye münkariz olur ise" ibaresinin de olması halinde evlatların nesiller boyu vakfın gelirinden yararlanabilecekleri, vakfiyede "evlâd bil-külliye münkariz olur ise" ibaresi geçmediği için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenler ve ibraz edilen emsaller doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.Dava, vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1352, K. 2025/3037, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama