İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/143 K.2024/4898

Taraflar arasında görülen orman parselleri arasında kalan dere ve yollar hakkında tescil istemine ilişkin yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/143Karar2024/4898Tarih16 Eylül 2024Okuma5 dk · 1.034 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/143 E., 2024/4898 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Eylül 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar
Davanın reddine
Karar düzeltme isteyen
Davacı vekili
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.034 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen orman parselleri arasında kalan dere ve yollar hakkında tescil istemine ilişkin yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 19.09.2023 tarihli ve 2021/12409 Esas, 2023/4485 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davacı ... İdaresi vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Kastamonu ili Abana ilçesine bağlı Merkez Bağlık, Çayırcık, Hacıveli ve ... Mahallelerinde 1990-1995 yıllarında 3402 sayılı Kadastro Kanununa (3402 sayılı Kanun) göre yapılan kadastro çalışmaları sonucunda kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalan dere ve yolların devlet ormanı olarak Hazine adına tespitlerinin yapıldığını ancak kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalan bu yerlerin hiçbir alan belirtilmeden orman sınırları dışında bırakılmış gibi tescile konu edilmediğini, bu şekilde arazi kadastro ekiplerinin orman kadastro sınırlarına aynen uyması gerekirken, buna uymayarak orman sınırlarını daralttıkları gerekçesiyle orman parselleri içinde kalan dere ve yolların orman vasfı ile tescillerini istemiştir.

Davalı Hazine cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince; "Kadastro Kanunu hükümlerine göre belirlenen dereler yollar ve çayların tabii sahibinin Hazine olup, bu yerlerin orman olduğu açıkça iddia ve ispat edilmedikçe Orman İdaresi adına tescilinin mümkün olmadığını, dere yol ve çayların ölçülmeyerek sadece kadastro paftasında gösterilmesinin mümkün olduğu, davacının talebinin hukuken ve fiilen uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine" dair karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... İdaresi vekili tarafından eksik inceleme neticesinde verilen kararın bozulması talebiyle temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 19.09.2023 tarihli ve 2021/12409 Esas, 2023/4485 Karar ilamıyla onanmış olup, onama ilamına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.

Dairemizce, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş ise de, karar düzeltme aşamasında yapılan inceleme sonucu mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu (5304 sayılı Kanun) ile değişik 4 üncü maddesi gereğince yapılan orman kadastrosunda; aslında orman olan bir yer orman sayılmayarak (tespit tutanağı düzenlenmeyerek) orman parseli sınırlarının dışında bırakılmışsa,

yapılan işlem 3402 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 3 ve 5 inci fıkraları ile 6831 sayılı Kanun'un 15.01.2009 tarih ve 5831 sayılı Kanun ile değişik 7 nci maddesi gereğince orman kadastro işlemi olduğundan ve 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda bir kısım yerler orman kadastro harita ve tutanakları dışında bırakılarak orman sayılmaması halinde, Orman İdaresi aynı Kanun'un 11/1 inci maddesi gereğince altı aylık ilan süresi içinde o yerin orman sınırları içine alınması için kadastro mahkemesinde dava açma olanağı bulunduğu gibi,

3402 sayılı Kanun'un 4/3 üncü maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda da kısmi ilan süresi içinde, Orman İdaresi ya da Hazine tarafından kısmi ilanın yapıldığı tarihte kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen yer hakkında orman kadastrosuna itiraz davası açılabilir.

Sonradan kültür arazilerinin kadastrosu yapılırken bu yer ile ilgili malik hanesi açık bırakılarak tespit tutanağı düzenlenip kadastro mahkemesine gönderileceğinden mahkemece, tespit tutanağı, dava dosyası ile birleştirilerek davaya devam edilip orman kadastrosuna itiraz davasının karara bağlanması gerekir.

Yine, aslında orman olan bir yer, orman sayılmayarak orman parseli içine alınmamış ve tespit tutanağı düzenlenmemişse Orman İdaresi ve Hazine kısmi ilan tarihinden önce 3402 sayılı Kanun'un 7/4 üncü maddesi gereğince tespit tutanağı düzenlenmesini isteyebilir. Bu halde; kadastro ekibi o yer hakkında tespit tutanağı düzenlemek zorundadır.

Kısmi ilan süresi içinde itiraz edilip tutanak düzenlettirilmemişse, daha sonra kültür arazilerinin kadastrosu yapılırken yine tutanak düzenlenebilir; herhangi bir nedenle tespit tutanağı düzenlenmemişse, yukarıda (a) bendinde açıklandığı gibi yapılan işlem orman kadastrosu olduğundan ve 6831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanun birlikte ve iç içe uygulandığından 6831 sayılı Kanun'un 11/1 inci maddesinde olduğu gibi, Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve Orman Genel Müdürlüğü, orman kadastro sınırları dışında (tespit harici) bırakılan taşınmazlar hakkında yine askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabilir.

Bu durumda; mahkemece dava görev yönünden ret edilmeyip taraf delilleri toplanıp davanın esası ile ilgili hüküm kurulması gerekir.

Orman parsellerinin kısmi ilana çıkartıldığı tarihte, orman sınırları dışında bırakılan ancak daha sonra kültür arazisi olarak tespit tutanağı düzenlenip askı ilanına çıkartılan parseller hakkında, Orman Yönetimi ya da Hazine tarafından askı ilan süresi içinde yine orman savıyla kadastro mahkemesinde dava açılabileceği gibi başkaları tarafından açılmış davaya 3402 sayılı Kanun'un 26/D maddesi gereğince asli müdahil olarak katılıp orman iddiasında bulunabilir.

Aslında orman niteliğinde olan bir yer hakkında, kültür arazisi olarak tespit tutanağı düzenlenmiş ve askı ilan süresi içinde dava açılmayarak tespit tutanağı kesinleşmiş, tapu kaydı oluşmuşsa; yine aynı yönetimler tarafından genel mahkemelerde “devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer ya da orman” iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açılabilir ya da paftasında yol dere gibi vasıflarla tescil harici bırakılmışsa bu taşınmazların orman vasfı ile tescili istenebilir.

Somut olaya gelince; davacı ... İdaresi tarafından dava dilekçesi ekinde krokide taralı olarak gösterilen taşınmazların eski tarihli resmi belgelerde orman olarak gözüktüğü ve yörede 3402 sayılı Kanun gereğince orman kadastro çalışmaları yapılarak kesinleştiğini ve dava konusu taşınmazların tescil harici bırakıldığını ileri sürülerek dava açmıştır.

Yörede 3402 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazlar orman sınırları dışında bırakıldığına ve Orman Genel Müdürlüğü tarafından temyize konu orman kadastrosuna itiraz davası 3402 sayılı Kanun'un 11/1 ve 6831 sayılı Kanun'un 11/1 inci maddeleri uyarınca, asliye hukuk mahkemesinde 10 yıllık süre içerisinde açılıp taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini istendiğine göre,

yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde bulundurularak Orman idaresi davasının esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

Hal böyle olunca; Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan sebeplerle; Davacı ... İdaresi vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüyle, Dairemizin 19.09.2023 tarihli ve 2021/12409 Esas, 2023/4485 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 442/1 maddesi gereğince aynı mahkeme ilamı ile ilgili bir defadan fazla karar düzeltme isteğinde bulunulamayacağından ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/143, K. 2024/4898, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/143
Karar No
2024/4898
Tarih
16 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/143 K.2024/3056
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/144 K.2024/4770
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/146 K.2024/6552
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/148 K.2024/2745
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/155 K.2024/23282
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/155 K.2024/6166

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.