KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/1450 E., 2025/3520 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1743 E., 2023/1443 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/16 E., 2022/580 K.
Karar Metni
673 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen nafaka ve giysi yardımı almaya müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, her iki davalı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nın Diyarbakır'da kurulu .....................ndan nafaka ve giysi yardımı almaya müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davacının babası ...hakkında Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/177 Esas ve 2014/616 Karar sayılı kararı ile ..............
Vakfının evladı olduğu ve galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verildiği, vakfiyede nafaka ve giysi yardımı yapılmasının birinci batın galle fazlasını müstehik erkek evlâdın kızı olma vasfının davacı açısından gerçekleştiği, nitekim davacının kuzeni olan ............'in Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/1247 Esas sayılı dava dosyasında nafaka ve giysi yardımı almaya müstehak vakıf evlatları olduklarına karar verildiği, kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2020/488 Esas ve 2021/5145 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği, vakıf evladı olmak için vakfedene kadar soybağının götürülmesinin zorunlu olmadığı,
daha önce kesinleşen Mahkeme kararları ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle kan bağının ispat edilmesinin de yeterli olduğu, davacının kesinleşen Mahkeme kararı ile vakıf evladı olduğuna karar verilen babası üzerinden soybağını ispat ettiği, bunun da vakıf kurucusu ile soybağını kurmaya elverişli olduğu, davacının vakıf evladı ............'in kız çocuğu olduğu sabit olmakla birlikte vakfiyede yer alan nafaka ve giysi yardımı almaya müstehik vakıf evladı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacının .................................nın nafaka ve giysi yardımı almaya müstehik vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davalı mülhak Vakıf ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; vakfiyedeki ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde batın şartının erkek evlat için öngörüldüğü, erkek evladın kız çocukları için şart koşulan giyim ve nafaka yardımı için batın şartının bulunmadığı, davacının erkek evlat soyundan gelen kız evlat olduğu, Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli, 2014/177 Esas, 2014/616 Karar sayılı kararı ile davacının babası ............'in adı geçen Vakfın galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespit edildiği,
davacının babasının vakıf evladı olduğuna ilişkin Mahkeme kararı, nüfus kayıtları ve vakfiyedeki hükümler, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde vakfeden ile davacı arasında soybağı ilişkisinin kanıtlandığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görünmediğinden davalıların yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili ile mülhak Vakıf vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdikleri temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir.
Dava, mülhak vakfın vakfiyelerinde kız evlada şart koşulan nafaka ile giysi yardımını almaya yönelik tespit kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile mülhak Vakıf vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1450, K. 2025/3520, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama