İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1475 K.2025/1155

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2024/1475Karar2025/1155Tarih17 Şubat 2025Okuma8 dk · 1.513 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/1475 E., 2025/1155 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Şubat 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2014/420 E., 2017/335 K.
Karar
Davanın reddi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.513 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre 20.12.1994 tarihinde yapılıp 26.07.1996 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B uygulaması ile daha sonra 2007 yılında 4999 sayılı Kanun'la değişik 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre yapılan fennî hataların düzeltilmesi çalışması vardır.

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili davacıya ait ve 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) ile tahsis ve tescil edilen 19.01.1952 tarihli ve 99 sıra sayılı tapu kaydına dayanarak Karadağ köyü Kurtalan mevkiinde bulunan taşınmazının, makiye tefrik edilen saha içinde olmasına ve 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı YİBK'ya göre orman sayılmaması gerektiği halde, yörede 1995 yılında yapılan ve 26.07.1996 tarihinde ilân edilerek 26.01.1997 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu sırasında orman alanı içinde bırakıldığını ileri sürerek, işlemin iptali ile orman sınırları dışına çıkarılması istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, yargılama sırasında dava konusu taşınmaz hakkında 163 ada 140 ve 197 parsel sayısı ile tutanak düzenlendiği gerekçesiyle 26.02.2007 tarihli ve 2005/293 Esas, 2007/62 Karar sayılı ile görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine aktarılmış, kadastro mahkemesi tarafından 13.04.2009 tarihli ve 2007/648 Esas, 2009/268 Karar sayılı karar ile,

dava konusu parsellere ilişkin açılan bir dava bulunmadığı gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.04.2010 tarihli ve 2010/576 Esas, 2010/3805 Karar sayılı kararı ile “...dava konusu edilen bölüm hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği,

taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde olduğu ve bu bölüme yönelik eski tapu kaydına dayanarak dava açıldığı...” gerekçesiyle asliye hukuk mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiş ve dosya belirlenen mahkemeye gönderilmiş, İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve teknik bilirkişi M.K. tarafından düzenlenen 12.06.2012 tarihli bilirkişi raporu eki krokisinde (M) harfi ile gösterilen ve 527,44 m² olarak işaretlenen alanın tapusunun iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı gerçek kişi vekili ile davalı ...

İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 15.04.2014 tarihli ve 2014/1625 Esas, 2014/4564 Karar sayılı ilamıyla: "...davalı taşınmaz hakkında tesbit tutanağı düzenlenmediği ancak, dayanılan tapu kaydının genel arazi kadastrosu sırasında 163 ada 140 ve 197 sayılı parsellere de uygulanmış olup, bu parsellere ilişkin tapu kayıtlarının dosya arasına getirtilmediği, kimin adına ve ne miktarda tescil edildiğinin araştırılmadığı, toprak tevzi haritasının taşınmazlara uygulanmadığı, davalı taşınmazın 4753 sayılı Kanun uyarınca dağıtılan alanda kalıp kalmadığının belirlenmediği;

ayrıca, davacı adına tesciline karar verilen ve davacının tescil talebinin reddedildiği bölümlerin kapsamında kaldığı orman parseli hakkında tutanak düzenlenip düzenlenmediği, tapuya tescil edilip edilmediğinin araştırılmadığı, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamayacağı, mahkemece, dava dışı 163 ada 140 ve 197 parsel sayılı taşınmazların onaylı kadastro tutanağı ve tapu kayıt örnekleri, dava konusu (L) ve (M) harfleri ile işaretli taşınmaz bölümlerinin içinde yer aldığı orman parselinin varsa kadastro tesbit tutanağı örneği ile onaylı tapu kaydı örneği, komşu parsel tutanak ve varsa dayanakları, toprak tevzi haritası,

eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanması; tapu ve zilyedlikle yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmesi gerektiği; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli;

orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ve toprak tevzi haritası ölçeğine, yine kadastro paftası ve toprak tevzi haritası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,

her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından dava açılan taşınmazların orman sınırı dışına çıkartılmasının talep edildiği halde, istem aşılmak suretiyle tesciline ilişkin hüküm kurulması da doğru olmadığı...." gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; yapılan keşif sonucu aldırılan bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu yerin devlet ormanı sayılan yer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir.

Şöyle ki; dava dışı 163 ada 140 ve 197 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıt örnekleri dosyaya getirtilmemiş olup, temyiz incelemesi sırasında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgu sayfası üzerinde yapılan sorgulama ve UYAP Tapu Kadastro entegrasyon ekranında yapılan sorgulama sonucu dava dışı 163 ada 140 ve 197 parsel sayılı taşınmazların davalı olduğu görülmüştür.

Kaş Kadastro Mahkemesinin 13.04.2009 tarihli ve 5 celse numaralı duruşmadaki ara kararında, 163 ada 140 ve 197 parsel sayılı taşınmazlara karşı açılmış herhangi bir dava bulunmadığı, karar kesinleştiğinde kadastro tespit tutanaklarının mülkiyet hanelerinin doldurulması ve gerekli idari işlemlerinin yapılarak tapu siciline devri için tutanak asıllarının Finike Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.

Ancak, kadastro tutanak asıllarının dosya ekinde bulunduğu görülmekle ara kararın gereğinin yerine getirilip getirilmediği dosya muhteviyatından anlaşılamamaktadır. İlk Derece Mahkemesince, kadastro tutanaklarının olağan usullerle kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilip gönderilmediği kontrol edilerek kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediği tespit edilmemiş ve bu husus nazara alınmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.

Öte yandan, davacı tarfından dava konusu edilen taşınmaz bölümünün Karadağ köyünde maki komisyonunca yapılan çalışmalar sonucunda makiye ayrıldığı, daha sonra 7 nolu Toprak Tevzi Komisyonunca 27.10.1951 tarihinde 4753 sayılı Kanuna göre tevzi edilerek 1952 tarihli ve 93 sıra numaralı kök tapu kaydının oluşturulduğu, bilahare 1 ada 50 numaralı tevzi parseli oluşturularak 20.000 m² yüzölçümüyle ... oğlu ... adına tapuya bağlandığı, 1995 yılında ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, anılan tevzi tapusuna isabet eden taşınmazların bir kısmının 163 ada 140 ve 197 parsel numarasıyla tevzi tapusuna dayanılarak gerçek kişiler adına tespit edildiği,

ancak davalı olduğundan malik hanesinin boş bırakıldığı, bir kısmının ise yörede 1996 yılında ilan edilen ve eldeki davaya konu olan orman kadastrosunda orman sınırları içerisinde bırakıldığı anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadında, 3116 sayılı Orman Kanunu'nun 5653 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanun'la (5653 sayılı Kanun)

değişik 1/e maddesine göre çıkarılan “Makilik ve Orman Sahalarının Birleştiği Yerlerde Orman Sınırlarının Tespitine Ait Yönetmelik” ile bu yönetmelik uyarınca kurulan maki komisyonlarının yasal olduğu ve yaptıkları işlemlerin de geçerli olduğu kabul edilmiş olup, söz konusu komisyonlar tarafından makilik alan olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel kanunlar gereğince oluşturulan tapular da yasal prosedüre uygun ve geçerli olduğundan bu tapulara değer verileceği hüküm altına alınmıştır.

Yine, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 30.04.2010 tarihli ve 2004/1 Esas, 2010/1 Karar sayılı içtihadında da maki komisyonlarınca 5653 sayılı Kanun'a göre yapılarak kesinleşen ve özel kanunlar gereğince tapu kaydı oluşan taşınmazlar hakkında 1993/5 Esas ve 1996/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanmasına devam olunacağı ifade edilmiştir.

Hal böyle olunca. İlk Derece Mahkemesince, öncelikle dava dışı 163 ada 140 ve 197 parsel sayılı taşınmazlara karşı açılmış herhangi bir dava bulunmadığı nazara alınarak kadastro tutanaklarının olağan usullerle kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilip gönderilmediğinin kontrol edilmesi, eğer ara karar yerine getirilmemiş ise, tutanak asıllarının olağan yollarla kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi,

davacı tarafından dava konusu edilen taşınmaz yönünden ise, 4753 sayılı Kanun'a göre tevzi edilip orman kadastrosu sırasında orman sınırları içerisinde bırakılan ve 02.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda (L) ve (M) harfleri ile işaretli bölümlerin maki komisyonunca 5653 sayılı Kanun'a göre belirlenip 4753 sayılı Kanun gereğince tapuya bağlandığı sabit olduğundan, tapuya ... ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı kararı uyarınca,

hükme esas alınan 02.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda (L) ve (M) harfleri ile işaretli bölümlerin hakkındaki davanın kabulü ile bu bölümler hakkındaki orman kadastro komisyonu işleminin iptaline ve orman sınırları dışarısına çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 02.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda (L) ve (M) harfleri ile işaretli bölümler yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1475, K. 2025/1155, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1475
Karar No
2025/1155
Tarih
17 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/1475 K.2025/1886
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1476 K.2025/573
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1477 K.2025/1196
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1478 K.2025/786
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1479 K.2025/1022
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1480 K.2025/483

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.