KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/1477 E., 2025/4427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/204 E., 2023/611 K.
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ...; ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında, lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 17.09.2014 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 1.070,49 metrekarelik bölümün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 27.12.2021 tarihli ve 2021/8635 Esas, 12957 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “ hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda 1985 hava fotoğrafına göre çekişmeli taşınmazda herhangi bir tarımsal faaliyet bulunmadığı ancak 1999 hava fotoğrafına göre taşınmaz üzerinde bağ çubukları ve meyve ağaçlarının bulunduğu belirtildiği halde, çekişmeli taşınmazda davacının zilyetliğinin hangi tarihte başladığı net olarak belirlenmeden karar verilmesi cihetine gidilmiştir” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 31.03.2023 tarihli ziraat bilirkişi kurulu raporuna göre çekişmeli taşınmazda kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine, 07.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1072,49 metrekarelik taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1477, K. 2025/4427, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama