KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/173 E., 2025/5673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/963 E., 2023/856 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/171 E., 2023/43 K.
Karar Metni
1.520 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, birleşen davanın davacısı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 253 65... , 253 66... ve 253 68... parsel sayılı sırasıyla 11.622.00, 5.296, 00... .064, 00... yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları, 253 65... parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen 1433.00/11622.
00... 'lik kısmının 2010 yılından beri ... tarafından, (B) harfi ile gösterilen 7202.24/11622. 00... 'lik kısmının ..., ..., ..., ... ve ... tarafından 2010 yılından beri müştereken eşit hisselerle, (C) harfi ile gösterilen 1466.88/11622. 00... 'lik kısmının 2010 yılından beri ... tarafından, (D) harfi ile gösterilen 1519.88/11622. 00... 'lik kısmının 2010 yılından beri ... tarafından kullanıldığı ve parselin imar planına göre ilköğretim okulu alanı olarak bırakıldığı.
253 66... parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen 4382.20/5296. 00... 'lik kısmının kullanımsız olduğu, (B) harfi ile gösterilen 913.80/5296. 00... 'lik kısmının ..., ..., ..., ... ve ... tarafından 2010 yılından beri müştereken eşit hisselerle kullanıldığı, taşınmazın imar planına göre sosyal tesis alanı olarak bırakıldığı.
253 68... parsel sayılı taşınmazın ise kullanımsız olduğu ve imar planına göre cami yeri olarak bırakıldığı şerhi yazılarak, arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 253 65... , 253 66... ve 253 68... parsel sayılı taşınmazların öncesinde dedeleri ... tarafından, ölümü ile mirasçıları tarafından kullanıldığını, taşınmazlarda amcaları ve halaları ile birlikte babaları adına kullanıcı tespiti yapılması gerekirken, yakın miras bırakanı babaları ... mirasçılarından sadece kardeşleri ... lehine kullanıcı şerhi verildiğini ileri sürerek, taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesindeki ... adına bulunan kullanıcı şerhinin iptali ile ... mirasçıları adına eşit paylarla kullanıcı şerhi verilmesini istemişlerdir.
3. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 253 65... parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacının fiili kullanımında olmasına rağmen, kadastro tutanağının beyanlar hanesine davalı ... adına kullanıcı şerhi verildiğini belirterek, davalı adına konulan şerhin iptali ile müvekkili olan davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
4. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 253 66... ve 253 68... parsel sayılı taşınmazların bazı bölümlerinin müvekkili olan davacının fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, kadastro çalışmaları sonucunda taşınmazların tespit günündeki somut kullanım durumları belirlenerek kadastro tutanağının beyanlar hanesine şerh verildiğini, 29 24... sayılı Kanun uyarınca, bu kanundan yararlanacak kişilerin taşıması gereken şartların belirtildiğini, davacıların bu şartları taşıyıp taşımadığının araştırılmasını ve sonucuna göre karar verilmesini belirtmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın müvekkilinin dedesi ... tarafından yıllarca kullanıldığını ve ecrimisil ödendiğini, müvekkilinin dedesinin ölümünden sonra çocukları arasında paylaşıldığını, müvekkilinin annesi ...'ye düşen bölümün müvekkili ve annesi tarafından aralıksız kullandığını, dava konusu bölümün ne müvekkilinin annesi ne de müvekkili tarafından davacıya satılmadığını ve zilyetliğinin de devredilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
3. Davalı ... cevabında; davacıların davasına bir itirazının olmadığını ve davayı kabul ettiğini, dava konusu taşınmazların babaları ...'den intikal ettiğini, 7 kardeşin bu taşınmazı ortak kullandıklarını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... tarafından dava konusu edilen 253 65... parsel sayılı taşınmazda (B) harfi ile gösterilen ve ... adına kullanıcı şerhi verilen bölümün ...'ye taksim sonucu kaldığı ve onun vefatıyla mirasçılarının rızası alınmaksızın taşınmazın davacı ...'a devredildiği, bu devrin taraflar arasında taksim yapılması ve ...'den veya vefatıyla mirasçılarından devir veya rıza alınmaksızın yapıldığı anlaşıldığından geçersiz olduğu;
birleşen dosya davacısı ...'in dava konusu ettiği 253 66... parsel sayılı taşınmazda sınırlandırma ve ölçü krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölüm ile 253 68... parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 1319.52 m²'lik bölümü üzerinde davacı veya babası ...'nın kullanımlarının bulunmadığı; ana dosya davacıları tarafından, çekişmeli 253 65... parsel sayılı taşınmazda sınırlandırma ve ölçü krokisinde (B) harfi ile gösterilen ve ... adına yazılan 1/5 hisse ile 253 66... parselde (B) harfi ile gösterilen ve ... adına yazılan 1/5 hissenin dava konusu edildiğinin anlaşıldığı,
davalı ...'in keşif zaptındaki beyanı ile dava konusu taşınmazların babaları ...'den kaldığı, 7 kardeşin taşınmazı ortak kullandıklarını ve davayı kabul ettiğini beyan ettiği, kullanım kadastrosuna itiraz davalarında lehine kullanıcı şerhi verilen kişinin davayı kabul etmesi halinde, davacıların taşınmazı fiili kullanıcı olduğu hususunu Hazineye karşı da ispat etmek zorunda olduğu,
keşifte dinlenilen mahalli-tespit bilirkişilerin beyanlarında da taşınmazların dava konusu edilen bu kısımların davacılar ile davalıya babaları ...'den kaldığı ve bu taşınmazların 40-50 seneden beri ana dosya davacıları-davalının babaları ve vefatı üzerine kendilerinin kullanımda olduğu yönündeki beyanları ile bilirkişi raporuna ekli uydu görüntüleri ile ziraat bilirkişi raporunda dava konusu edilen taşınmazların 2011 tarihi ve öncesinde tarımsal üretim yapılarak kullanıldığı şeklinde görüş ve kanaat bildiren rapor sunulduğu,
davacıların Hazineye karşı açtıkları davanın sübut bulduğu" gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davaların reddine, çekişmeli 253 65... ve 253 66... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları, 253 65... parsel sayılı taşınmazın sınırlandırma ve ölçü krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1433.00/11622.00 metrekarelik kısmının 2010 yılından beri ... tarafından,
krokide (B) harfi ile gösterilen 7202.24/11622.00 metrekarelik kısmının hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları tarafından, krokide (C) harfi ile gösterilen 1466.88/11622.00 metrekarelik kısmının 2010 yılından beri ... tarafından, krokide (D) harfi ile gösterilen 1519.88/11622.00 metrekarelik kısmının 2010 yılından beri ... tarafından kullanıldığı ve parselin imar planına göre ilköğretim okulu alanı olarak bırakıldığı.
253 66... parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen 4382.20/5296.00 metrekarelik kısmının kullanımsız olduğu, (B) harfi ile gösterilen 913.80/5296.00 metrekarelik kısmının hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları tarafından kullanıldığı ve taşınmazın imar planına göre sosyal tesis alanı olarak bırakıldığı şerhi yazılmak suretiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 253 68... parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davanın davacısı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;
"dosya kapsamına göre ve mahkemece de belirtildiği üzere, davacı tanıklarının dava konusu taşınmazın ...'ye ...'den kaldığını, ...'in vefatıyla tüm kardeşlerin kendi aralarında taksim yaptıklarını, ... tarafından dava konusu edilen taşınmazın taksim sonucu ...'ye pay edildiğini, 14.04.2018 tarihli sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğunu, dava konusu taşınmazı ...'nin vefatından sonra mirasçılarının rızasını almadan davacı ...'a devrettiklerini beyan ettiği, diğer tanık ... ise dava konusu taşınmazın babaları ...'dan kaldığını ve taksim sonucu bu yerin ...'ye pay edildiğini, 14.04.2018 tarihli sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğunu,
...'nin hayatta iken dava konusu taşınmazı kendisine devretmediğini, onun vefatından sonra bu taşınmazı davacı ...'a devrettiklerini beyan ettiği, dava konusu edilen 253 65... parsel sayılı taşınmazda (B) harfi ile gösterilen ve ... adına kullanıcı şerhi verilen bölümün ...'ye taksim sonucu kaldığı ve onun vefatıyla mirasçılarının rızası alınmaksızın taşınmazın davacı ...'a devredildiği, bu devrin taraflar arasında taksim yapılması ve ...'den veya vefatıyla mirasçılarından devir veya rıza alınmaksızın yapıldığından geçersiz olduğu, yine dayanılan 2018 tarihli sözleşmenin tespit tarihinden sonra yapıldığı,
devrin geçerli olması halinde bu iddianın esasen muvafakatnameyle de ileri sürülebileceği, dava konusu yerde idare tarafından kullanıcı tespiti yapıldığı diğer dosyalar yönünden mahkemece verilen hükümde sonucu itibariyle bir usulsüzlük bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Birleşen davanın davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, çekişmeli 253 65... parsel sayılı taşınmazın adi yazılı sözleşme ile satışının yapıldığını ve müvekkiline devredildiğini, buna göre de müvekkili tarafından kullanılmaya başlandığını, sözleşme ve tanık beyanlarıyla da bu hususun doğrulandığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların imar planında ilkokul, sosyal tesis ve cami olarak ayrıldığını, bu nedenle 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanuna göre işlem yapılamayacağını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların dava konusu bölümleri üzerinde davacıların kullanım hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup birleşen davanın davacısı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/173, K. 2025/5673, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama