Kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili Sultanbeyli ilçesi Yavuzselim Mahallesi 141 ada 26 parsel sayılı 423,39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde, "6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcısının tespit edilemediği" belirtilerek, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun)
kapsamında 08.07.2022 tarihli satış işlemi sonucunda 9703/42339'ar hisse ile dava dışı .... ... ve ..., 588/14113 hisse ile ......, 481/3849 hisse ile ....., 7939/42339'ar hisse ile ... ve ...adına kaydedilmiş, 19/08/2022 tarihinde satış ve birleştirme işlemi ile dava dışı ... adına, bu kişi tarafından da 12.5.2023 tarihli satış işlemi ile dava dışı ... adına tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili Sultanbeyli ilçesi Yavuzselim Mahallesi 141 ada 26 parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacının murisi ... tarafından 1989 yılında harici satış senedi ile o tarihteki zilyedinden satın alındığını, zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında ... mirasçıları adına tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazın filli kullanım kadastrosu çalışmaları sonucunda Hazine adına tescil edildiği, dosya içerisine sunulan mirasçılık belgesinde muris ... ...mirasçılarından ... tarafından davanın açıldığı, mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti hükümleri geçerli olduğundan mirasçıların tamamının davada taraf sıfatını almaları gerektiği ancak bu koşulun sağlanamadığı ..." gerekçesiyle, davanın aktif husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6292 sayılı Kanun kapsamında satışı yapılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.