KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/2791 E., 2025/4501 K.·Asıl Ve Birleşen Mardin 1. Ahm'nin 2021/1041 Esas Sayılı Dosyası
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1584 E., 2024/247 K.
- İlk derece mahkemesi
- Mardin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/155 E., 2022/538 K.
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Mardin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Asıl ve birleşen dosya dava dilekçesinde, davacı ... ve diğerlerinin Mardin'de kurulu ... ... Vakfı'nın (... Vakfı) evladı olduklarının tespitine karar verilmesi istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince. 25.04.2022 tarihli raporunda, davacılar ... ve ...'nin, vakıfta mütevellilik yapan ve vakıf evladı olduğu kesin hükümle sabit bulunan ...'nin çocukları, davacı ...'nin, vakfın tevliyetine ve gallesine müstehik evlat olduğu tespit olunan ...'nin;
davacı ...'nin, vakfın tevliyetine ve gallesine müstehik evlat olduğu tespit olunan ... ...'nin, davacı ...'nin ise, vakfın tevliyetine ve gallesine müstehik evlat olduğu tespit olunan ...'nin oğlu oldukları, tevliyete müstehik vakıf evladı oldukları kesinleşmiş mahkeme kararları ile sabit bulunan kişiler ile kurulan soybağları nedeniyle, başkaca bir kayıt ve şarta bağlı olmaksızın, 18 Şaban 1341 (H) tarihli vakfiye ile kurulmuş bulunan ... "...
Vakfı" nın vâkıf evladı olacaklarının belirtildiği, davacı vekilinin asıl ve birleşen dava dosyasında taleplerinin sadece vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin olduğu, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen dava yönünden davanın kabulüne ve davacıların "... vakfının vakıf evladı olduklarının tespitine" karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; asıl dosyada davacılar ... ile ...'nin, vakıfta mütevellilik yapan ve vakıf evladı olduğu kesin hükümle sabit bulunan ...' nin, davacı ...'nin, vakfın tevliyetine ve gallesine müstehik evlat olduğu tespit olunan ... ...'nin, davacı ...'nin, vakfın tevliyetine ve gallesine müstehik evlat olduğu tespit olunan ...'nin, birleşen dosya davacısı ...'nin, vakfın tevliyetine ve gallesine müstehik evlat olduğu tespit olunan ...'nin çocukları olmaları itibariyle, vakıf evladı olduğuna ilişkin mahkeme kararları, nüfus kayıtları,
bilirkişi raporu ve vakfiyedeki hükümler ile tüm dosya kapsamına göre asıl ve birleşen dosya davacılarının ...
Vakfı ile soybağı ilişkisinin kanıtlandığı anlaşılmakla, Mahkemece yazılı olduğu şekilde asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediği belirtilerek (Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.07.2023 tarih, 2022/642 Esas ve 2023/4003 Karar Sayılı ilamı) istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalılardan Vakıflar Genel Müdürlüğünün yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilmiş, istinaf dilekçesindeki hususlara ilaveten Mahkeme tarafından yalnızca vakıf evladı olduğunun tespitine karar verildiğini ancak geriye kalan kısma ilişkin davanın reddedilmediği ve taraflarına vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere,
6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına ve taraflarca getirilme ilkesine tâbi eldeki davada Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzenine aykırılık hâli dışında taraflarca istinaf konusu olarak ileri sürülmeyen hususların incelenmeyeceği dikkate alındığında istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen vekalet ücreti ile ilgili temyiz incelemesi yapılarak bu yönden kararın bozulması mümkün olmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...
Genel Müdürlüğün vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2791, K. 2025/4501, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama