İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2820 K.2025/4419

Taraflar arasındaki kadastro tespiti öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/2820Karar2025/4419Tarih3 Haziran 2025Okuma4 dk · 807 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/2820 E., 2025/4419 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Haziran 2025
Mahkemesi
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1726 E., 2023/1375 K.
İlk derece mahkemesi
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/73 E., 2022/690 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

807 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespiti öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Diyarbakır ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında, 2008 yılında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu çalışmasında, 101 ada 2 parsel sayılı 265.6764,75 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla davalı Maliye Hazinesi adına tespit ve tescim edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... köyüne kain 30 dönüme yakın taşınmazın 102 ada 1 orman parseli içerisinde kalacak şekilde davalı kurum adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın yüzyıllardan beri ataları tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığını ve orman niteliğine sahip olmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... ... ilçesi ... Mahallesinde, 6831 sayılı Orman Kanununa göre yapılan Orman Kadastrosunun 22.05.2008 tarihinde kesinleştiği, dava konusu ... ilçesi ...

Mahallesi 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde (A) harfi ile gösterilen yerin kesinleşmiş Orman Kadastrosu ile orman sayılan yer olarak sınırlandırılan alan içinde kaldığı, dava konusu yerin, orman sayılan yerlerden olduğu, kadimden bu yana imar ve ihyasının tamamlanmadığı hususlarının, hava fotoğrafları, Orman Kadastro ve memleket haritalarında mevcut ve önceki halinin orman alanı durumunda olduğunun bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, üzerindeki bitki örtüsü yok edilmiş olsa bile, salt orman toprağının orman sayılan yer olarak kabul edileceği, süresi ne olursa olsun zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı,

6831 sayılı Kanunun 17. maddesine göre orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı, kesin delil niteliğinde olan hava fotoğrafları karşısında takdiri delil niteliğinde olan mahalli bilirkişi beyanlarına değer verilmediği ..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... toplanan delillere, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına, tarafların iddia, talep ve savunmalarına, tüm dosya kapsamına göre;

harita mühendisi bilirkişinin raporundan (A) harfi ile gösterilen dava konusu taşınmaz üzerinde -iddianın aksine- 1948, 1984 ve 2002 yıllarında tarımsal faaliyet olmadığı ve üzerinde ağaçların bulunduğu, orman bilirkişi raporuna göre, 1948 yılı hava fotoğrafında üzerinde yoğun meşe ağaçları bulunduğu, 1984 yılında meşe ağaçlarında azalma olduğu ancak 2002 yılında yoğun bir şekilde meşe ağaçları bulunduğu, (A) harfi ile gösterilen taşınmazın orman vasfında olduğu, bu haliyle öncesi orman niteliğinde olan taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı,

yine üzerinde zilyetlik (tarımsal faaliyet) bulunmayan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ile iktisabından bahsedilemeyeceği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu, İlk Derece Mahkemesince varılan sonucun isabetli olduğu ve kararın usul ve kanuna uygun olduğu ..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu edinilen gayrimenkulün yaklaşık 100 yıldır müvekkili ve ailesinin mülkiyetinde olduğunu müvekkilinin dedelerinden beri söz konusu taşınmazları malik sıfatı ile kullandıkları, taşınmazların müvekkil tarafından çeşitli amaçlarla yıllardır kullanıldığının herkesçe bilindiğini, taşınmazların sahipsiz olmadığını, müvekkil tarafından bahçe, tarla vb. çeşitli işlemlerde kullanıldığını, bu hususun mahalli bilirkişi beyanlarıyla desteklendiğini, söz konusu taşınmaza aralıksız ve 20 yıldan fazla zilyet olunduğunu,

müvekkili ve ailesi tarafından dava konusu taşınmazda yıllarca emek ve para sarf edilerek tarım yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davaya konu taşınmazın Orman vasfında olduğuna ilişkin değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğunu, incelenen 1948,1984 ve 2002 yıllarına ait hava fotoğraflarına ilişkin değerlendirmenin noksan olduğunu, hava fotoğraflarının nadas yapılan ve terör olayları nedeniyle tarıma ara verilebilen döneme denk gelmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, Orman bilirkişisi raporlarındaki değerlendirmelere rağmen hava fotoğraflarına dayanılarak davanın reddine karar verildiğini,

Jeoloji Bilirkişi Raporunda taşınmazın jeolojik açıdan tarıma elverişli olup/olmadığı yönünde değerlendirme yapılmadığını, taşınmaz bedeline ilişkin yapılan değerlendirmede hataya düşüldüğünü, mahalli bilirkişi beyanları ve gerçekleştirilen keşifte söz konusu taşınmazların müvekkiline ait olduğunun anlaşılmış olmasına rağmen davanın reddedilmesin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2820, K. 2025/4419, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2820
Karar No
2025/4419
Tarih
3 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2822 K.2025/4420
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/2824 K.2025/11589
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2825 K.2025/4360
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2826 K.2025/2936
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/2827 K.2025/9398
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/2831 K.2025/12170

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.