İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3315 K.2025/7301

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve…

Esas2024/3315Karar2025/7301Tarih8 Aralık 2025Okuma6 dk · 1.202 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/3315 E., 2025/7301 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Aralık 2025
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1309 E., 2024/680 K.
İlk derece mahkemesi
İznik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/170 E., 2022/265 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.202 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı-karşı davalı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... ....'ün mirasçıları olduğunu, müvekkillerinin murisinin Bursa ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 190 parselde kayıtlı bulunan 17.750,00 m² yüzölçümündeki taşınmazı 04.11.1975 tarihinde tapulama sonucunda edindiğini, taşınmazın muris adına tapulandığı tarihte taşınmaz üzerinde hiçbir şerh bulunmadığını, daha sonra 02.06.1994 tarihli ve 1618 yevmiye numaralı işlem ile taşınmaz üzerine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince şerh (orman şerhi) ibaresi ile şerh konulduğunu,

bu durumun birkaç ay önce taşınmazın müvekkilleri tarafından satışa çıkarılmak istendiğinde öğrenildiğini, murise veya müvekkillerine bu hususta hiçbir bildirim yapılmadığını, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan şerh ile taşınmazın hem 2/B maddesi gereği orman sınırı dışına çıkarıldığı hem de şerh üzerinde (orman şerhi) ibaresi yer aldığından orman içinde kaldığı sonucu taşıyan bir şerh olduğunu, taşınmazın ne kadarının orman sınırı içinde kaldığının ya da dışında kaldığının hiçbir şekilde belli olmadığını,

hukuki gerekçeye dayanmayan bir şerhin Orman İdaresi ya da Hazine tarafından tapu iptali ve tescil davası açılmadığı sürece 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 618. maddesine aykırı olduğunu belirterek, 190 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince şerh (orman şerhi) ibaresi ile konan şerhin iptali ile kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen dava dosyasında davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili .... ilçesi .... Mahallesinde bulunan 190 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan alanlardan olmasına rağmen davalıların murisleri adına tapuda kayıtlı olduğunu, dava konusu yerde kesinleşmiş orman kadastrosunun olduğunu, 1994 yılında kesinleşen kadastro ile orman sınırları içinde kaldığını, bu nedenle bu tapu kaydının haksız ve yolsuz olduğunu belirterek, 190 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın dava dilekçelerine ekli krokide yer alan koordinatlara göre orman sınırları içinde kalan alanına dair tapu kaydının iptaline, dava konusu yerin orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı-karşı davacı ...

İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; .... köyünde ilk orman tahdit çalışmalarının 6831 sayılı Kanun'a göre 1994 yılında yapıldığını, yapılan çalışmalar uyarınca dava konusu yerin orman sınırları içinde kaldığını, özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazın kaydına 2/B ile orman sınırları dışına çıkarıldığına dair şerh düşülmüş olmasının hukuken mümkün olmadığı gibi kabul manasına gelmediğini, böyle bir şerhin taşınmazı 2/B statüsüne almasının da düşünülemeyeceğini, bir taşınmazı 2/B ile orman sınırı dışına çıkarabilecek tek işlemin orman kadastrosu olduğunu,

dava konusu yerinde 2/B çalışmaları ile orman sınırları dışına çıkarılmadığını, tüm bu nedenlerle orman sınırları içinde olan taşınmazın özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmadığını ayrıca dava konusu yerin kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sınırları içinde kalan bir orman parseli olduğundan ve orman tahdidinin de 1994 yılında kesinleştiğinden, artık bu alana karşı orman kadastrosunun iptaline yönelik 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolması sebebi ile dava açılamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, davaya karşı zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden itirazları olduğunu, davacının süresi içerisinde orman kadastrosuna itiraz etmediğini ve ilgili kadastro çalışmasının kesinleştiğini, dava konusu şerhin kanunlara uygun olarak tapu kütüğüne işlendiğini, taşınmazın 2/B niteliğinde olmayıp orman vasfında bir taşınmaz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

3. Davacı-karşı davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... ....'ün mirasçıları olduklarını, murisin ..... Mahallesi 190 parseli 04.11.1975 tarihinde tapulama sonucunda edindiğini, taşınmazın muris adına tapulandığı tarihte üzerinde hiçbir şerh bulunmadığını, daha sonra 02.06.1994 tarihli ve .....yevmiye numaralı işlem ile taşınmaz üzerine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman şerhi ibaresi konulduğunu, gerek murise gerekse müvekkillerine bu hususta hiçbir bildirim yapılmadığını, davanın müvekkillerinin mülkiyet hakkına yönelik bir saldırı mahiyetinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "tapuda davacıların miras bırakanı .... adına zeytinlik vasfıyla kayıtlı .... ilçesi .....

Mahallesi 190 numaralı parselin tamamının kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, bu taşınmazın ilk orman kadastrosunun yapıldığı 1994 yılında orman olarak tespit edildiği, orman sayılan yer olduğu, ilk tapulama çalışmasının yapıldığı 1975 yılında çalılık alan olduğu, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılmadığı, halen çalılık ve aşılanmamış yabani zeytin ağaçları ile kaplı yer olduğu, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan orman sayılan yer olduğu, 1975 yılında verilen tapusunun, orman kadastro çalışmasının kesinleşmesi ile geçersiz hale geldiği,

orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescili yapılabilecek yerlerden olduğu, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmesi gereken yerlerden olduğunu, bu nedenle taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescilinin uygun olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Davacılar - karşı davalılar vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ve bilirkişilerce 08.01.2021 tarihli kök raporu destekler şekilde ek rapor mahkememize sunulmuştur.

İznik İlçe Tarım Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden gelen müzekkere cevapları, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen 08.09.2020 tarihli bilirkişi kök raporu ve 08.01.2021 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Bursa ili .... ilçesi .... köyü .... mevki 190 parselde bulunan taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olabilecek taşınmazlardan olmadığı" gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar - karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı-karşı davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın muris adına tapulandığı tarihte taşınmaz üzerinde hiçbir şerh bulunmadığını, daha sonra 02.06.1994 tarihli ve 1618 yevmiye numaralı işlem ile taşınmaz üzerine 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereğince şerh (orman şerhi) ibaresi ile şerh konulduğunu, dava konusu taşınmazın orman vasfı taşımadığını, taşınmazın tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olduğunu, muris hayatta iken muris tarafından, murisin vefatından sonra da müvekkilleri tarafından tapu kaydına duyulan güven nedeni ile taşınmazın vergi borçlarının düzenli olarak ödendiğini,

taşınmazın tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olup, taşınmazın üzerinde zeytin ağaçları bulunduğunu, durumun bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, İlk Derece Mahkemesince taşınmazın vasfı neticesinde eksik ve hatalı bir inceleme yapıldığını, müvekkillerinin mülkiyet hakkının ihlaline yol açacak mahiyette hüküm kurulduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, asıl davada tapunun beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin silinmesi, birleşen - karşı davada tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/3315, K. 2025/7301, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3315
Karar No
2025/7301
Tarih
8 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/3318 K.2025/11057
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/3320 K.2025/11054
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/3321 K.2025/16673
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3324 K.2025/5838
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3325 K.2025/5543
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/3326 K.2025/16184

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.