KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/3821 E., 2025/5898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/44 E., 2024/24 K.
Karar Metni
1.843 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen karar, vekalet ücretine yönelik olarak asıl ve birleşen dosya davacıları vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; sınırları bildirilen ... köyünde bulunan tahminen 88 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın ...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.06.1984 tarihli ve 1982/6 Esas, 1984/14 Karar sayılı kararıyla davacının babası ...adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydında 20 dönüm olduğunu ancak tarlanın doğusunda bitişik tarlayla birlikte 88 dönüm olduğunu, kadastro çalışmalarında tapu kaydına rağmen taşınmazın 1 02... parsel olarak orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazın yapılan fiili taksim sonucu davacıya kaldığını, orman ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, çok uzun süredir tarla vasfıyla kullanıldığını ileri sürerek,
tapu kaydının iptaliyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında dava, tapu malikinin diğer mirasçılarına yaygınlaştırmıştır.
Birleşen dosyada davacılar ..., ... ve ... vekili dava dilekçesinde; sınırları bildirilen ... köyünde bulunan tahmini 30 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.06.1967 tarihli ve 1965/3 Esas ve 1967/19 Karar sayılı kararı ile müvekillerin babaları ... ve ... adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydında 1,5 dönüm olduğunu ancak sınırları itibariyle 30 dönümü aşkın bulunduğunu, kadastro çalışmalarında tapu kaydına rağmen taşınmazın 1 02... parsel olarak orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazın yapılan fiili taksim sonucu davacılara kaldığını, orman ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, çok uzun süredir tarla vasfıyla kullanıldığını ileri sürerek,
tapu kaydının iptaliyle müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında dava, tapu maliklerinin diğer mirasçılarına yaygınlaştırmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair ayrı ayrı verilen kararların davacılar vekili tarafından yargılama giderine ilişkin olarak, davalı Hazine temsilcisi tarafından esasa yönelik temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.03.2013 tarihli ve 2012/13349 Esas, 2013/2280 Karar ve 2012/13347 Esas, 2013/2276 Karar sayılı ilamlarıyla eksik inceleme ve araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek ve bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 24.12.2014 tarihli ve 2013/267 Esas, 2014/524 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın 09.05.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen kısmının tapu kaydının iptaliyle davacılar adına tapuya tesciline, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalılar Hazine temsilcisi ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; inceleme ve uygulamada kullanıldığı belirtilen 1958 tarihli memleket haritasının yapımına esas alınan hava fotoğrafı, bulunması halinde daha eski tarihli hava fotoğrafı ve bu fotoğrafa dayanılarak üretilen orijinal renkli memleket haritasının ilgili yerlerden getirtilerek,
önceki bilirkişiler dışında bir orman mühendisi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve bir harita mühendisi, harita mühendisi bulunmazsa bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; ... sayılı kanunlar karşısındaki durumunun saptanması; tapu ve zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi;
birleşen dosyada (C) harfi ile gösterilen yerin fiilen baraj suları altında kaldığı belirlendiğinden asıl dosyada (A) harfi ile gösterilen yerin toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğraflarının çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmesi, yukarıda değinilen diğer belgelerin fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, hava fotoğrafı ve orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,
her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde ve hava fotoğrafı üzerinde gösterilmesi, ayrıca bilirkişilere hava fotoğrafları ve dayanağı haritaları stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip, raporlarında dava konusu taşınmaz ile birlikte çevresindeki taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü,
davaya konu (A) ve (C) harfleriyle gösterilen taşınmazların üzerinde bulunan bitki örtüsünün niteliği, varsa ağaçların yaşı, cinsi, adedi ve dağılımlarıyla ilgili ayrıntılı açıklama yapmalarının istenmesi, tarihleri belirtilmek ve keşfin izlenmesi olanağı sağlanacak şekilde dava konusu taşınmazların komşu taşınmazlarla birlikte memleket haritasıyla iritbatlı kroki ve denetime elverişli hava fotoğrafları üzerinde aplike edilerek gösterilmesi,
böylece yöntemine uygun orman araştırması yapılarak yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, asıl davada (B) harfiyle gösterilen taşınmazın (A) harfiyle gösterilen taşınmazla irtibatının açıklanarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine değinerek, hükmün bozulmasına karar vermiştir.
Bozma ilamının taraflara tebliği üzerine davacılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş, devamında sonraki tarihli dilekçeleriyle asıl davadan feragat ettiklerini bildirmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince feragat nedeniyle asıl davanın reddine ilişkin ek karar verilmiş; bozma ilamına yönelik karar düzeltme istemleri de Dairemizin 28.11.2022 tarihli ve 2022/2923 Esas, 2022/9478 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; teknik bilirkişi raporlarında birleşen davada talep konusu edilen yerlerin (C1) ve (D) harfleriyle gösterildiği, (C1) ile gösterilen kısmın orman sayılan yerlerden olduğu, (D) harfi ile gösterilen bölümün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu ancak imar ihya edilmediği, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından vekalet ücretine, asıl ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından ise esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1.Asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli ve 2013/267 Esas, 2014/524 Karar sayılı ek kararıyla asıl davada fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazlar yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ve ek karar taraflara tebliğ edilmiştir. Ancak bu karara karşı taraflarca temyiz yoluna başvurulmadığından, ek karar kesinleşmiş olup, davacılar vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Birleşen dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde. İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Alınan raporlar, dava konusu taşınmazın öncesi ile şimdiki niteliğini ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici değildir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında, bilirkişi raporlarında incelemesi yapılan 1958 yılı memleket haritasının yapımında kullanılan hava fotoğrafı ve bulunması halinde daha eski tarihli hava fotoğrafıyla bu fotoğrafa dayanılarak üretilen orijinal renkli memleket haritasının ilgili kurumlardan getirtilerek, icra edilecek keşif ve alınacak bilirkişi raporları ile yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılması gereğine değinilmiş ise de, bilirkişi raporlarında 19 58... yılı memleket haritalarıyla 1962 yılı hava fotoğrafının incelendiği, buna göre bozma gereklerinin yerine getirilmediği, öte yandan dayanılan tapu kaydının ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.06.1967 tarihli ve 1965/3 Esas, 1967/19 Karar sayılı tescil ilamıyla oluştuğu, tescil ilamı ve krokisinin keşifte uygulanmadığı, bilirkişi raporlarında taşınmazın büyük bölümünün baraj suları altında kaldığını bildirilmesine rağmen kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı anlaşılmıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca.
İlk Derece Mahkemesince öncelikle, bilirkişi raporlarında incelemesi yapılan 1958 tarihli memleket haritasının yapımına esas alınan hava fotoğrafı, bulunması halinde daha eski tarihli hava fotoğrafı ve bu fotoğrafa dayanılarak üretilen orijinal renkli memleket haritasıyla varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri, dava konusu yerle ilgili kamulaştırma işlemi yapılmış ise buna ilişkin kayıt, kroki, harita ve belgelerin bulundukları yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen,
davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarıyla önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 47 85... sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (... veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli;
taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak,
temyize konu taşınmazın niteliği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Yine, keşif sırasında, davacının dayandığı tapu kaydının tescil hükmüyle oluştuğundan tescil krokisi 3402 sayılı Kanunun 20/A ve 20/C maddesi gereğince yerine uygulanıp tapu kaydının kapsamı belirlenmeli, 3402 sayılı Kanunun 20/A maddesine göre, “kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar” olunacağından, dava konusu taşınmazın tescil krokisi kapsamında kalıp kalmadığı, plan ve krokinin fennî sıhhate haiz olup olmadığı uygulama sonunda raporda tartışılmalı;
tapu kayıtlarının haritalarının uygulanamaması halinde, tapu kayıtlarında okunan sınır yerleri okunup, sınırların mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, mahalli bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, tescil hükmünün taraf olmadığından Orman İdaresini bağlamayacağı düşünülmeli, yapılacak araştırma sonucunda, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, davacı tarafından dayanılan tapu kaydının hukukî değerini koruyup korumadığı tartışılmalı,
dava konusu taşınmazın tamamının ya da bir bölümünün kamulaştırıldığının anlaşılması halinde bu kısımlar yönünden mülkiyet tespiti hususunun değerlendirilerek, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Kabule göre de, karar başlığında, tarafların ve davaya katılanların kimlikleriyle Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadlarıyla adreslerinin mutlaka yer alması gerektiği halde, birleşen dosya davacılarının tamamının davacı sıfatıyla gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi de doğru değildir. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/3821, K. 2025/5898, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama