İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3936 K.2025/4924

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz ile zilyetliğin tespiti ve beyanlar hanesine yazılması istemlerine ilişkin davanın dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından…

Esas2024/3936Karar2025/4924Tarih25 Haziran 2025Okuma6 dk · 1.213 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/3936 E., 2025/4924 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Haziran 2025
Mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/659 E., 2024/628 K.
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk derece mahkemesi
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/431 E., 2020/704 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.213 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz ile zilyetliğin tespiti ve beyanlar hanesine yazılması istemlerine ilişkin davanın dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1962 yılında yapılan arazi kadastrosu ile 2008 yılında 6831 sayılı Kanun kapsamında yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışması bulunmaktadır. Fen bilirkişi raporunda; 30 no.lu parselin tarla vasfı ile 54600 m² yüzölçümü ile 1/8 hissesi ..., 1/8 hissesi ... ..., 1/8 hissesi Ali ..., 1/8 hissesi ..., 1/8 hissesi ..., 1/8 hissesi ... ve 2/8 hissesi ... adlarına tespit edildiği yönünde rapor düzenlenmiştir. Dosya arasında bulunan ... Tapulama Mahkemesi'nin 26.03.1970 tarihli ve 1962/240 Esas, 1970/23 Karar sayılı ilam suretinin incelenmesinde tespite itiraz edilmesi üzerine 30 no.lu parselin hükmen orman vasfı ile tapulama harici bırakılmış olduğu anlaşılmaktadır.

Davacılar dava dilekçesinde. Kahramanmaraş ili ... ilçesi ...

Mahallesinde 30 parsel numarası ile tapuda kain; kuzeyi ... ... tarlası, güneyi yol ve ... tarlası, doğusu okul, batısı ... tarlası ile ... mirasçılarına ait tarla olan yaklaşık 5.000,00 m² taşınmaza eşit hisselerle zilyet olduklarını, taşınmazın evveliyatında murisleri ...'in zilyetliğinde olup, ...'in vefatı ile zilyetlik olgusunun taraflarınca devam ettirildiğini, söz konusu arazinin orman vasfını kaybeden 2/B statüsünde olup, kadastro çalışmaları neticesinde de taşınmazın hatalı değerlendirmeler neticesinde Hazine adına tespit gördüğünü, kadastro çalışmalarının yapıldığı tarihte taşınmazın başında olmadıklarından,

zilyet olarak isimlerinin tespit edilmediğini, bu nedenle de tapu kütüğünün beyanlar hanesine isimlerinin yazılmadığını, Kahramanmaraş ili ... ilçesi ...

Mahallesi 30 parsel numarası ile tapuda kayıtlı, yukarıda isimlerini belirtmiş oldukları yaklaşık 5.000,00 m²'lik miktarlı taşınmazın kadastro tespit işleminin iptaline, dava konusu taşınmazın eşit oranlarda zilyeti olduklarının tespiti ile bu durumun tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davalı Hazine tarafından davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince; dava konusu fen raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen ilk tapulamada 30 no.lu parsel içerisinde kalan taşınmazın 3083 sayılı Kanun kapsamında toplulaştırma işlemleri sonucunda 199 no.lu parsel olarak Hazine adına Orman vasfı ile ihdasının yapıldığı, 199 no.lu parselin toplulaştırma işlemi esnasında yapılan kesintiler ve dağıtımın sonucunda 131 ada 4 no.lu parsel olarak Hazine adına Orman vasfı ile tescil edildiği, 131 ada 4 no.lu parselin alanının 7597,32 m² geldiği, dava konusu krokide (A) harfi ile gösterilen alanın 131 ada 4 no.lu parsel içerisinde kaldığı,

krokide (A) harfi ile gösterilen alanın 4606,19 m²'lik olduğu, dava konusu fen raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmazın ilk tapulamada içerisinde kaldığı 30 no.lu parselin, ...

Tapulama Mahkemesi'nin 1962/240 Esas 1970/23 Karar sayılı 26.03.1970 tarihli kararında orman olduğundan tapulama harici bırakılmasına karar verildiği, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanığın taşınmazın davacılara ... lakaplı babaları ...'den kaldığını beyan ettikleri, davacıların miras bırakanlarının isminin ... olduğu, davacıların zilyetlik olgusunu ispat edemedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince;

hükmen orman olduğu belirlenen taşınmazda sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği, taşınmazın davacılar adına tescilinin mümkün olmadığı gibi taşınmazın 2/B'ye ayrılması yönünden ise davacılar tarafından idareyi zorlayıcı dava açılamayacağı, taşınmazın orman sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu, dolayısıyla kullanım kadastrosuna tabi olmadığı ve olamayacağı, ayrıca taşınmazın orman vasfı ile tapuda kayıtlı olduğu,

dolayısıyla zilyetliğin tespiti yönünde karar verilmesinin de mümkün olamayacağı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.

Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle.

İlk Derece Mahkemesince gerekçesi ve bu gerekçeye dayalı olarak tesis edilen kararın hatalı olduğunu, dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanıklar beyanlarında taşınmazı evveliyatında ... lakaplı ... tarafından kullanıldığını, ...’den de kendi mirasçısı ...'ye kaldığını, ...’den de mirasçısı olan davacılara kaldığını ve davacıların burayı ekip biçtiklerini beyan ettiklerini, mahalli bilirkişiler müvekkillerin murislerinin soyismini ... olarak zikretmiş ise de bu durumun aynı ailenin kök murislerinin birden fazla soyismi (... – ... – ...) kullanmasından kaynaklandığını,

taşınmazı kullanan kişilerin müvekkillerinin kök murisi olduğu hususunda çelişki söz konusu olmadığını, 2009 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2019 yılında yapılan toplulaştırma çalışması kapsamında Hazine adına yapılan tescil işlemlerine karşı 10 yıllık dava açma süreleri geçmemiş olmasına karşın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilgili işlemlerin kesinleştiği şeklinde bir ön kabul yapılarak sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın tapulama harici ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu olabilecek nitelikte olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin nitelendirmesinin dosya içeriğine uygun olmadığını,

dava konusu taşınmaz çok uzun yıllardır müvekkillerinin zilyetliğinde olduğunu, aktif bir şekilde ekilip biçildiğini, dosyada yer alan 02.01.2019 tarihli fen bilirkişi raporundan da söz konusu taşınmazın tapulama dışı alan olarak belirlendiğinin ifade edildiğini, tapulama harici bırakılan dava konusu taşınmaz için de zilyetlikle kazanım hususunda herhangi bir engel teşkil edecek bir durumun olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

Dava, orman kadastrosuna itiraz ile zilyetliğin tespiti ve beyanlar hanesine şerh verilmesi istemlerine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki;

1. Devlet ormanlarının mülkiyeti Hazineye, kullanım hakkı ise Orman İdaresine aittir. Davacı tarafça orman kadastrosuna itiraz ile zilyetliğin tespiti ve beyanlar hanesine şerh verilmesi istemli dava açıldığında göre Orman İdaresi bu tür davalarda taraf olarak yer alması zorunludur. Davacı tarafından yalnızca Hazine hasım gösterilmek suretiyle dava açılmış, Orman İdaresi davaya dahil edilmemiştir. Yönetimin davaya katılımı sağlanıp savunma ve delilleri sorulup araştırılmadan, taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olmuştur.

2. ... Tapulama Mahkemesi'nin 26.03.1970 tarihli ve 1962/240 Esas, 1970/23 Karar sayılı kararı ile dava konusu yerin hükmen orman vasfı ile tapulama harici bırakıldığı ve kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf vekilince müvekkillerinin murisinin ... olduğu beyan edilmiştir. Anılan kararda da ... isimli bir kişinin taraf olduğu anlaşılmaktadır. ...

Tapulama Mahkemesi'nin 26.03.1970 tarihli ve 1962/240 Esas, 1970/23 Karar sayılı kararının başlığında adı geçen kişiler ile davacılar arasında akdi ve ırsi irtibat olup olmadığı ve bu suretle mezkur ilamın temyize konu davadaki taraflar hakkında kesin hüküm teşkil edip etmediği usulünce araştırılmamış, anılan dava dosyası ile Tapulama Mahkemesi kararında belirtilen Danıştay 8. Dairesi’nin 30.09.1969 tarihli ve 1967/3313 Esas, 1969/3362 Karar sayılı dava dosyası dosya arasına alınmamış ve bu şekilde eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuştur.

3. O halde, İlk Derece Mahkemesince öncelikle ... Tapulama Mahkemesi'nin 26.03.1970 tarihli ve 1962/240 Esas, 1970/23 Karar sayılı ilamına konu dava dosyası ile Danıştay 8. Dairesi’nin 30.09.1969 tarihli ve 1967/3313 Esas, 1969/3362 Karar sayılı dava dosyası dosya arasına alınmalı, Orman İdaresinin davaya dahil edilmesi için davacı tarafa süre ve imkân tanınmalı, davaya dahil edilmesi halinde bildireceği deliller toplanmalı ve bu suretle taraf teşkili sağlandıktan sonra, ... Tapulama Mahkemesi kararının eldeki davanın tarafları yönünden kesin hüküm teşkil edip etmediği de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, açıklanan hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/3936, K. 2025/4924, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3936
Karar No
2025/4924
Tarih
25 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/3941 K.2025/4069
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/3945 K.2025/5359
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3946 K.2025/2904
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3947 K.2025/3411
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3949 K.2025/4372
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3949 K.2025/3459

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.