KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/4110 E., 2025/5038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1598 E., 2024/433 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/135 E., 2022/26 K.
Karar Metni
713 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 1971 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunu (766 sayılı Kanun) uyarınca yapılan tapulama çalışmalarında taşınmazın bulunduğu alanın "çalılık" olarak tapulama harici bırakılmış; dava devam ederken 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesi kapsamında 05.07.2021 tarihinde yapılan kadastro sonucunda dava konusu 190 ada 70 parsel 1072,54 m² yüzölçümüyle, senetsizden, tarla vasfıyla tespit edilip ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/277 Esas sayılı tescil dosyasında davalı olduğu gerekçesiyle malik hanesi boş bırakılarak tutanak Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu 2500 m²'lik taşınmazı 1985 yılından beri kullandığını, imar ve ihya ettiğini, daha sonra taşınmaza ev yaptığını, taşınmazda muhtelif ağaçlar bulunduğunu belirterek taşınmazın davacı adına tescilini istemiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...davaya konu taşınmaz yönünden ... ilçesi, ... mahallesinde yapılan 3402 sayılı kanun geçici 8. Maddesi uyarınca çalışma sonucunda 18/08/2021 ile 01/09/2021 tarihleri arasında 15 günlük bilgilendirme ilanına alındığı ve davamıza konu taşınmazın ... mahallesi 190 ada 70 parsel sayılı taşınmaz olarak belirlendiği..." gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin ...
Kadastro Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiş, dosya Kadastro Mahkemesine devredilmiş, Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava konusu taşınmazın 1981,1986 ve 1992 yılı hava fotoğraflarında açıklık ve kısmen ağaçlık alanda kaldığı, 2003, 2009, 2015 ve 2019 yılı uydu görüntülerinde dava konusu taşınmaz üzerindeki ev ve ahırın bulunduğunun gözüktüğü, dava konusu taşınmazın imar ihyasının dava tarihinden yaklaşık 30 yıl öncesinde tamamlandığı, taşınmazın 3. sınıf tarım arazisi niteliğinde olduğu,
taşınmaz içerinde 2 katlı betonarme ev ve ahır 1 adet 35 yaşlarında ceviz 18-20 yaşlarında 2 adet zeytin ve 2 adet badem 14-16 yaşlarında 2 adet badem 6 adet portakal ve 1 adet mandalina 10-12 yaşlarında 1 adet incir 1 adet asma 1 adet nar 4-5 yaşlarında 1 adet dut 2 adet nar ağaçlarının bulunduğu, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılmakla bu hali ile tanık beyanları ve tüm delillerden dava konusu taşınmazın davacı tarafça 20 yılı aşkın süredir ekonomik amacına uygun bir şekilde kullanılmak suretiyle zilyetlik altında bulundurulduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne, Antalya İli, ...
İlçesi, ... Mahallesi 190 ada 70 parsel sayılı taşınmazın ... adına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...dosya kapsamında incelenen hava fotoğraflarına, beyanlara ve teknik bilirkişi raporlarına ve çekişmeli taşınmaz üzerindeki ağaç yaşlarına göre,
öncesi çalılık olan ve çalılıktan temizlenerek ev ve bahçesi olarak kullanılan çekişmeli taşınmaz üzerinde tescil harici bırakılma tarihinden imar planına alınma tarihine kadar imar ihya ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davacı lehine gerçekleştiği..." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, işbu karar davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan inceleme neticesinde Mahkemece her ne kadar yazılı şekilde karar verilmiş ise de Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan 12.11.2020 tarihli fen ve jeodezi bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.057,36 m²'lik dava konusu taşınmazın, malik hanesi boş bırakılarak Kadastro Mahkemesine devredilen 190 ada 70 parsel ile aynı yer olup olmadığı tespit edilmemiştir. Bu yönüyle dava konusu taşınmazın aynı yer olup olmadığı hususunda tereddüt oluşmuştur.
O halde doğru sonuca ulaşılabilmesi için; fen bilirkişisinden ek rapor aldırılmak suretiyle Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan keşif neticesinde alınan 12.11.2020 tarihli fen ve jeodezi bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.057,36 m²'lik taşınmazın 190 ada 70 parsel ile aynı yer olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4110, K. 2025/5038, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama