KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/4586 E., 2025/2507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/294 E., 2019/154 K.
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 27.09.2023 tarihli ve 2022/3898 Esas, 2023/4713 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... köyü çalışma alanında bulunan 252 ada 36 ve 37 parsel sayılı, sırasıyla 5.946,13 ve 833,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazların tapusunun iptali ve adına tescil istemi ile dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 252 ada 36 ve 37 parsel sayılı taşınmazların tapularının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.02.2014 tarihli ve 2013/14228 Esas, 2014/819 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "taşınmazların öncesinin ne olduğu, imar ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmış ise tamamlanma tarihinden tespit tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen şartların davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmamış, taşınmazın üzerinde yürütülen zilyetliğin hangi tarihten itibaren ne şekilde yürütüldüğü ve taşınmazların niteliği hususunda orman bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri harita mühendisi ile fen bilirkişisinden hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle rapor alınmamış,
bir fen bilirkişisi ve bir ziraatçi bilirkişinin yetersiz raporu ile hüküm kurulmuştur." gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.09.2023 tarihli ve 2022/3898 Esas, 2023/4713 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili tarafından tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiştir.
Mahkemece davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm Dairemizce onanmış ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki; hükme esas alınan 05.12.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda her iki parselde de en yaşlısı 2018 yılı itibarıyla 35-40 yaşında olan zeytin ağaçları olduğu belirtilmiş bu ağaçların her iki parselde de toplam 43 adet olduğu belirtilmiştir.
Aynı rapordaki 1995 yılı hava fotoğrafı incelendiğinde ise her iki parselin de açık vaziyette olduğu ve üzerlerinde bu sayıda ve kapalılıkta ağaç olmadığı anlaşılmaktadır. Hava fotoğrafında açık görünen bu taşınmazların bilirkişi raporuna ve rapor ekindeki güncel fotoğraflara göre tarım arazisi olarak kullanılmaları da söz konusu olmadığından davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı açıktır.
Bu sebeple taşınmazlar üzerinde 2007 yılı kadastro tespit tarihi itibarıyla bulunduğu belirlenen ağaçlara ilişkin davacı yararına muhdesat şerhi verilerek tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, Dairenin onama ilamının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4586, K. 2025/2507, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama