KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/4641 E., 2025/5598 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/276 E., 2024/1019 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/40 E., 2022/114 K.
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
... ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 59... parsel sayılı taşınmaz, 1973 yılında yapılan ilk arazi kadastrosu (tapulama) çalışmaları sırasında, çalılık niteliğinde olduğu gerekçesiyle tapulama tutanağı düzenlenmeden tespit dışı bırakılmıştır. Daha sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan arazi kadastrosu çalışmaları sırasında düzenlenen 07.10.2021 tarihli kadastro tutanağı ile, 1.591,04 m² yüzölçümlü, zeytinlik niteliği ile, belgesizden davalı ... oğlu ... adına tespit edilmiştir. Tespite itiraz talebinin Kadastro Komisyonunun 03.01.2022 tarihli kararıyla reddedilmiş, kadastro tespit sonuçları 20.01.2022-18.02.2022 tarihleri arasında askı ilana çıkarılmıştır. Dava askı ilan süresinde açıldığından tespit kesinleşmemiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; 159 ... taşınmaz üzerinde davalı yönünden zilyetlik koşullarının oluşmadığını belirterek, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın zeytinlik olarak kullanıldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu, üzerinde çok eski yıllardan beri tarım yapıldığı, uzun süreden beri ekonomik katkı sağlanan bir yer olduğu, taşınmazın yoğun emek ve masraf sarf edilerek, tarıma elverişli hale getirilip kadastro tespitinden en az 20 yıl öncesinden beri malik sıfatıyla çekişmesiz ve kesintisiz olarak kullanıldığı ve taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, ... 1 59... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın tamamının son 10 yıl içinde temizlendiğini, dosya kapsamına göre taşınmazın imar-ihyasının tamamlandığını söyleme imkanının olmadığını, imar, ihya ve zilyetlik koşullarının somut olayda davalı yararına gerçekleşmediğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4641, K. 2025/5598, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama