KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/4649 E., 2025/11913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2464 E., 2024/230 K.
- İlk derece mahkemesi
- Balıkesir 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/416 E., 2021/356 K.
Karar Metni
933 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığının eksik hesaplandığı iddiasıyla aylık tutarı yeniden hesaplanarak fark aylıkların tahsili ve ölüm aylığına hak kazandığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı Kurumdan ... tahsis numarası ile 15.02.2000 tarihinden beri 4/a kapsamında yaşlılık aylığı aldığı ancak maaşının çok düşük ve az olduğu, bu nedenle Bağ-Kur emeklisi iken vefat eden babası ...'den ötürü yetim aylığı almak istediği, Kurumca talebinin reddedildiği, Kurum işleminin yerinde olmadığı, davacıya bağlanan emekli maaşının emsallerine göre çok az olduğu iddiasıyla davacının emekli maaşının düzeltilmesine ve yeni doğru olan maaş üzerinden emekli maaşı bağlanmasına,
ilk maaş ile bugüne kadar maaşında eksik ödenen miktarında da hesaplanacak her ay için doğum tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumca davacıya ödenmesine ve davacının babasından ötürü yetim aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; tüm dosya kapsamından ve bilirkişi .... tarafından düzenlenen 14.06.2021 tarihli raporda da belirtildiği üzere davacının 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olması nedeniyle aylığının hesabının 506 sayılı Kanun'un Geçici 82. madde hükümlerine göre yapılması gerektiği, davacının, 18.01.2000 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu 506 sayılı Kanun'un 61 inci ve Geçici 82. maddesinin 01.01.2000 tarihinde yürürlüğe girdiği,
en son çalışmasının kamu kurumu olduğu ve buna göre en son çalışmasını kamu kurumu olanlara için 4447 sayılı Kanun'un resmi işyerleri için aybaşı olan 15.01.2000 tarihinden itibaren yürülüğe girdiği dikkate alınarak aylık başlangıç tarihinde davacının aylığı hesaplandığında, 15.01.2000 - 18.01.2000 tarih aralığında çalışması olmadığından bu süreye ait herhangi bir maaş hesabının yapılması söz konusu olmadığı, yine 506 sayılı Kanun'un Geçici 82. maddesine göre;
davacının toplam 7169 gün PÖGS'nin olduğu ve 92/2607 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan Üst Gösterge Tablosundan bağlanacak aylık ve gelirlere uygulanacak aylık bağlama oranları tablosuna göre tespit edilen 1 inci derece 6 kademe karşılığı Aylık Bağlama Oranın 50,4 olduğu dikkate alındığında davacının ABO'sunun 59,4 olduğu, aylık bağlama kararında gösterge rakamı ile ABO'nun aynı olduğu dikkate alındığında davacıya davalı Kurum tarafından üst gösterge tablosunda bağlanan yaşlılık aylığında herhangi bir hatanın olmadığı, davacının ölen babasından ötürü ölüm aylığı bağlanması talebine gelince;
davacının ... babasının sigortalılığının 1479 sayılı Kanun kapsamında olduğu ve bu nedenle de değerlendirmenin davacının babasının vefat ettiği tarihte (26.11.1989 tarihinde) ve davacının boşandığı (01.02.2000 tarihinde) yürürlükte olan mülga 1479 sayılı Kanuna göre değerlendirilmesi gerektiği, davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Kanun'un 45. maddesine 24.07.2003 tarih 4956 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile eklenen (c) fıkrası “onsekiz yaşını, orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını,
yüksek öğrenim yapması halinde yirmibeş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan ve/veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine % 25'inden az aylık bağlanamaz” hükmünü içerdiği,
davacının, hak sahipliği koşulunun oluştuğu 2000 yılında mülga 1479 sayılı Kanun'un 45. maddesinde ölüm sigortasından kız çocuğu aylık bağlama şartları incelendiğinde "geçimini sağlayacak başka bir geliri olmama" ve "evli olmama" şartını sağlayan kız çocuklarına aylık bağlanacağı hüküm altına alındığı, Kanuna göre; geçimini sağlayacak başka bir geliri olanlar ile evli olanlara aylık bağlanması mümkün olmadığı,
davacıya çalışması karşılığı bağlanan yaşlılık aylığının üst gösterge tablosundan bağlandığı ve bağlanan bu aylığın davacının geçimini sağlayacağı kanaatine varıldığından ve yetim aylığı bağlanması için gerekli geçimini sağlayacak başkaca bir geliri olmaması şartı karşısında davacının babasından dolayı yetim aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve istinaf dilekçelerini tekrar ederek Anayasa Mahkemesinin B.No:2017/31861 sayılı başvuru üzerine 21.04.2021 tarihinde verdiği kararın gerekçesi nazara alındığında davacıya ölen babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığının eksik hesaplandığı iddiasıyla aylık tutarı yeniden hesaplanarak fark aylıkların tahsili ve ölüm aylığına hak kazandığının tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4649, K. 2025/11913, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama