KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/4743 E., 2025/1032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1166 E., 2024/1078 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Bursa Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/79 E., 2022/47 K.
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Bursa ili Orhaneli ilçesi Göynükbelen Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 3651 parsel sayılı 4.384 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 381 ada 11 parsel numarasıyla 4.098,43 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 3650 parsel sayılı 4.384 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 381 ada 12 parsel numarasıyla 6.367,10 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait Bursa ili Orhaneli ilçesi Göynükbelen Mahallesi 381 ada 11 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, bu azalmanın davalı 381 ada 12 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, uygulama kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın eski yüzölçümü ile tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... alınan bilirkişi raporuna göre tesis kadastrosu sınırları ile uygulama kadastrosu sınırları çakıştırıldığında ortak sınırın aynen çakıştığı, herhangi bir değişiklik olmadığı ..." gerekçesiyle, davanın reddine ve çekişmeli 381 ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"... taşınmazlar arasında tesis kadastrosu sırasında sabit sınır sayılabilecek bir sınır yeri olmadığı ve esasen yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu da gerçeğin bir resmi olan hava fotoğrafları ile doğrulanamadığından taşınmazlar arasındaki ara sınırın geçerli sınır olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,
sonuç olarak uygulama kadastrosu sırasında da taşınmazlar arasındaki ara sınırın geçerli sınır olarak belirlenip kaba yazım hatası giderilerek uygulama ve tesis pafta sınırlarının aynı şekilde belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4743, K. 2025/1032, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama