KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/4819 E., 2024/6397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/978 E., 2022/50 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/136 E., 2019/650 K.
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu sırasında Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 63 ada 44 ve 48 parseller sırayla; 4.900 m2 yüzölçümlü, 202,00 m2 yüzölçümlü taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... mirasçıları ile ... mirasçıları ... ve müştereklerinin kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve hükmen tescil edilmiştir.
Davacı vekili; davacının yurt dışında yaşadığını, davacının dava konusu taşınmazlar üzerinde hak sahibi ve zilyedi olduğunu, inşa ettiği konutlarda ikamet ettiğini, davacının bu yönde fiili şagilliğine ilişkin ödeme makbuzlarınn bulunduğunu ileri sürerek, hatalı şagil tespitinin tashihi ile davacının şagil olduğunun tespit edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; çekişme konusu 63 ada 44 parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları ve ... evlatları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...
Kızı ..., ... evlatları ..., ..., ..., ... ve ...'ların kullanımında olduğunun belirtildiği, mevcutta ... oğlu ... tarafından 1965 yılından beri kullanıldığı, akabinde taşınmaza şagil olmayan ... oğlu ... tarafından 1994 yılında iki katlı ev yapılmış olduğu, taşınmazın ... oğlu ... tarafından kullanıldığının tespit edildiği, beyanlar hanesinde 2/B ve şagil belirtmesi yapılarak tescile esas olmak üzere tutanağın tanzim edildiği,
yine dava konusu 63 ada 48 parsel numaralı taşınmazın ... mirasçıları ve ... evlatları ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... kızı ..., ... evlatları ..., ..., ..., ... ve ...'ların kullanımında olduğunun tespit edildiği, fiili kullanıma göre tutanağın tanzim edildiği, 2/B tespit çalışmalarının usul ve yasaya uygun olduğu, hernekadar tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının aksine olsa bile, resmi bilgi ve belge kapsamında olan kadastro tutanağındaki bilgiler karşısında üstünlüğü bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazlardan 63 ada 44 parselin 07.11.1994 tarihinde, 63 ada 48 parsel sayılı taşınmazda 24.10.1994 tarihinde kadastrolarının kesinleştiği, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda 2010 yılında kullanıcı güncelleme çalışmalarının yapıldığı, kullanıcılarının güncellenmediği,
davacının taşınmazları önceki şerh sahibinden devraldığını ispat etmesi gerektiği, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12 nci maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığının anlaşıldığı dolayısıyla davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle karar kaldırılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4819, K. 2024/6397, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama