KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/4962 E., 2025/6381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2094 E., 2024/2418 K.
- Dava türü
- Vakıf senedi tescili istemli
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/180 E., 2024/100 K.
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hasımsız olarak Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen vakıf senedinin tescili davası sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde; .... Noterliği'nin 14.02.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vakıf senedi ile yeni kurulan "...'nın" tescili istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; kurulmak istenilen vakfın 120.000 TL'lik malvarlığının çok geniş olarak düzenlenen amacı gerçekleştirmek için yeterli olmadığı, düzenleme şeklindeki vakıf senedindeki vakıf merkezinin; vakıf kurulması için verilen yetki belgesinden farklı olduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 101. ve devamı maddeleri kapsamında yeni kurulacak vakfın kuruluşuna ilişkin düzenleme şeklindeki noter senedinin tescili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4962, K. 2025/6381, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama