KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/498 E., 2025/765 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/406 E., 2022/439 K.
- Karar
- Davanın kabulüne
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 30.05.2023 tarihli ve 2022/6969 Esas, 2023/3338 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
... vekili, ... vd. vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARŞI OY YAZISI
Dava; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17. maddelerinden kaynaklanan imar – ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanan “tescil” isteğine ilişkindir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17/son maddesine göre; “il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda bu hüküm uygulanmaz.” Aynı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasına göre de; “Kadastro bölgesindeki her köy ile belediye sınırları içinde bulunan mahallelerden her biri, kadastro çalışma alanını teşkil eder”
12.11.2012 tarih ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6360 sayılı Kanun) 2/37. maddesine göre dava konusu taşınmazların bulunduğu ... köyü Çatalca ilçesine bağlanarak Çatalca Belediyesine katılmıştır.
Bozma ilamında, nizalı taşınmazların 1980 yılında onaylanan metropolitan nazım imar planında tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığı ve bu tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı sayın çoğunluk görüşüyle belirtilmişse de sayın çoğunluğun görüşüne aşağıda yazılı gerekçelerle katılamıyorum.
Zira; yukarıda yazılı bulunan kanun maddelerine göre 3402 sayılı Kanun kadastro çalışma alanı esas alınarak kadastro tespitlerinin yapılmasını bildirmiş ve 17/son maddesinde yazılı bulunan, kazanmayı engelleyen olumsuz koşulun miktar araştırması olumsuz koşulunda olduğu gibi, kadastro çalışma alanı esas alınarak belirlenmesi gerekir. Dava konusu taşınmaz 6360 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 12.11.2012 tarihine kadar ... köyü çalışma alanında olup, köy çalışma alanında bulunan taşınmazların imar planı kapsamında kaldığı kabul edilemez.
Ayrıca dosya içinde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının, Mahkemeye hitaben yazdığı yazıya göre; "29.07.1980 tarihinde İmar ve İskan Bakanlığınca onaylanan 1/50000 ölçekli İstanbul metropolitan alan Nazım İmar Planının… günümüzde sanayi sonrası küresel hizmet kenti kimliği doğrultusunda metropoldeki değişim ve dönüşümü yönlendirebilecek durumda olmaması ve söz konusu planın hedef yılının 1995 yılı olması gibi nedenlerle planın fiili olarak günümüzde geçerliliği kalmamıştır.
Yine aynı Büyükşehir Belediyesinin 04.10.2020 tarihli yazısında ise; dava konusu taşınmazların 05.03.2009 tarih onaylı Hadımköy ile kademe belediyesi ... Mahallesi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 15.11.2013 onay tarihli ... Mahallesi 1/50000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 15.11.2013 onaylı tarihli ... Mahallesi 1/1000 ölçekli uygulama imar planı sınırları dışında kalmakta olup, 15.06.2009 tarihli, İstanbul Çevre Düzeni İmar Planında tarımsal niteliği korunacak olan” ilçesinde kaldığı bildirilmiştir.
Çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakılan taşınmazların 1970'li yıllardan itibaren imar - ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiği ve 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. madde koşullarının davacılar yararına oluştuğu, 20 yılın üzerinde nizasız fasılasız, malik sıfatıyla kazanmayı sağlayan zilyetlik süresi dolduğuna göre dava konusu taşınmazlar 2012 tarihine kadar ... köyü hudutlarında olup, bu tarihten sonra Kanun'un açık hükmüne göre imar planına alındığı dosya kapsamından anlaşıldığından ve bu tarihe kadar da 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi dolduğundan olumsuz koşulun kazanmayı engellemesi söz konusu olamaz.
Yerel mahkemenin kabule ilişkin kararı yerinde görüldüğünden karar düzeltme talebi kabul edilerek Dairemizin bozma kararının kaldırılarak Mahkeme karırının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/498, K. 2025/765, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama