İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5209 K.2025/4808

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/5209Karar2025/4808Tarih23 Haziran 2025Okuma6 dk · 1.199 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/5209 E., 2025/4808 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Haziran 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/400 E., 2024/132 K.
Karar
Davanın kabulüne
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.199 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Antalya ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2008 yılında yapılan tesis kadastrosu çalışmalarında, 340 ada 3 parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla vasfıyla Medine Durdaş adına tespit ve tescil edildikten sonra, 21.09.2010 tarihinde davalı ...'ya satış suretiyle intikal ettirilmiştir.

Davacı ... vekili, Sulh Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde; Antalya ili ... ilçesi ... köyü 340 ada 3 parsel sayılı taşınmazın herhangi bir kayda dayanmaksızın davalı adına tespit gördüğünü, taşınmazın zirai faaliyet yapmaya elverişli olmadığını, ham toprak niteliğinde yamaç ve çalılık yerlerden olduğunu, 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddesindeki zilyelikle iktisap şartlarının davalı lehine oluşmadığını belirterek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.01.2012 tarihli ve 2010/693 Esas, 2012/26 Karar sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

Görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 27.02.2014 tarihli ve 2013/167 Esas, 2014/106 Karar sayılı kararla, "... dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olduğu, zilyetlik koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle verilen davanın dair ilk hüküm, davacı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 12.12.2017 tarihli ve 2015/13616 Esas, 2017/8836 Karar sayılı ilamıyla; "...

Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarının yeteriz olduğu, düzenlenen 09.07.2011 tarihli zirai bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza ait davacı idarenin sunduğu fotoğraflarda taşınmazda yoğun bir şekilde çalı vegetasyonunun (bitki örtüsünün) ve ağaçların olduğu, keşif sırasında taşınmazdaki çalı ve ağaçlara ait kalıntıların (dal-gövde-kök), taşınmaz toprağının toprak organik maddesince ve toprak organik maddesinin ayrışma ve sentez ürünü olan humusça varsıl olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde taşınmazda tarımsal amaçlı imar-ihyanın yapılmadığı,

taşınmazda 1-2 yıl öncesine kadar ekim yapılmadığı, söz konusu taşınmazın 25-30 yıldır herhangi bir şekilde tarımsal kültür uygulamasına konu olmadığı hususlarının belirtildiği.

Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan keşifte mahalli bilirkişi ve tanık beyanına başvurulmadığı; zilyetlikle ilgili beyan alınmadığı, önceki zirai rapordan farklı olarak, çekişmeli taşınmazın bulunduğu mevkiide arazilerin işlenmemesi durumunda 3-4 yıllık sürede çalılık makilik hale geleceği, devam eden yıllarda ise orman arazisine dönüşebileceği; bu nedenle 09.07.2011 tarihli zirai bilirkişi raporundaki taşınmazın humuslu olduğu yönündeki tespitin keşif tarihinden önceki 4-5 yıldır sürülüp ekilmemesinden kaynaklandığı, imar-ihyası 20 yılı aşkın süre önce tamamlanan tarım arazisi olduğu hususlarının belirtildiği,

bu haliyle raporlar arasında çelişki oluştuğu halde çelişkinin giderilmediği, hava fotoğrafı incelemesinin yapılmadığı açıklanarak, mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları eşliğinde keşif yapılarak zilyetlik hususunun araştırılması, tespit tarihinden geriye doğru 15, 20 ve 25 yıl öncesine ait ve stereoskopik hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı tarihlere ilişkin fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise Kadastro Müdürlüğünden getirtilip ziraat mühendisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişi aracılığıyla keşif icra edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, 19.03.2019 tarihli ve 2018/130 Esas, 2019/77 Karar sayılı kararla, "... taşınmazın 15-20 yıl öncesinde orman sayılan yerlerden olmadığı, kadastro çalışması sonrasında imar ihya çalışması yapıldığı, zilyetlik şartlarının gerçekleştiği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.06.2021 tarih, 2019/3282 Esas, 2021/4722 Karar sayılı ilamıyla;

"... çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2007 yılında Orman Kadastrosu yapılarak kesinleştiği anlaşılmış ise de bu çalışmalara ilişkin belgeler ve haritalar dosya içerisinde bulunmadığı ve getirtilmesi gerektiği, çekişmeli taşınmazın memleket ve hava fotoğraflarına göre orman olmadığı, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu açıklanarak,

mahkemece, dava konusu taşınmaz ve geniş çevresine ait orjinal kadastro paftasının, taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin (özellikle taşınmaza komşu bulunan 340 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların) kadastro tesbit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri, davalı iseler dava dosyalarının getirtilmesi,

yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ve ayrıca tespit tarihinden 20 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritalarının, yörede yapılan Orman Kadastro çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneklerinin ilgili yerlerden getirtilmesi,

komşu parsellerin davalı olduğunun anlaşılması halinde dava dosyalarının birleştirilerek görülme ihtimalinin değerlendirilmesi, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında seçilecek bilirkişilerle keşif yapılarak imar-ihya hususunun araştırılması, taşınmazın Orman Kadastrosundaki konumunun belirlenmesi, orman sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılarak denetime elverişli rapor alınarak karar verilmesi ..." gereğine değinilerek, bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazın 1957 ve 1963 yılı hava fotoğraflarında %85'lik kısmının üzerinde top ağaç ve maki bitki topluluğunun bulunduğu, %15'lik bir alanda açıklık bulunduğu, bu alanın da kullanımsız olduğu, 1981 ve 1992 yılı hava fotoğraflarında taşınmazın %70'lik kısmının üzerinde top ağaç ve maki bitki topluluğunun bulunduğu, %30'luk bir alanda açıklık bulunduğu, bu alanın imar ihyaya konu olmadığı, 2002 ve 2004 yıllarında da taşınmazın %60'ında top ağaç ve maki bitki topluluğunun bulunduğu, geriye kalan kısmın açık alan olduğu ve tarımsal kullanım bulunmadığı,

imar ihyaya konu olmadığı, taşınmazın 2004 yılına kadar %60-70'inin kullanımsız orman ağacı ve maki bitki topluluğu olarak bulunduğu, taşınmazda imar ihyaya dayalı zilyetlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde.

14.04.2011 tarihli orman bilirkişi raporunda taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları dışında bırakıldığının belirtildiğini, 08.12.2013 tarihli orman bilirkişi raporunda, taşınmazın orman olmadığının belirtildiğini, 26.12.2013 tarihli ve 24.01.2019 tarihli ziraat bilirkişi raporunda ise zilyetliğin gerçekleştiğinin belirtildiğini, 31.12.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda taşınmazın ve çevresinin üzerinde büyük oranda orman ağacı olmadığının, açıklık olduğunun açıklandığını, 01.08.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda hava fotoğraflarından taşınmazın açık arazi olarak görüldüğünün, tarımsal faaliyetin bulunduğunun belirtildiğini,

yargılama süreci boyunca bilirkişi raporlarında ve mahalli bilirkişi beyanlarında taşınmazın orman olmadığının ve zilyetlik şartlarının gerçekleştiğinin anlaşıldığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5209, K. 2025/4808, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5209
Karar No
2025/4808
Tarih
23 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/5211 K.2025/3107
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/5216 K.2025/4429
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5218 K.2025/4630
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/5220 K.2025/3130
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5223 K.2025/4796
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/5224 K.2025/10894

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.