KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/5233 E., 2025/794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1575 E., 2024/1591 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Şile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/242 E., 2021/160 K.
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine vekili, dava konusu İstanbul ili Şile ilçesi ... Mahallesi ... ada 35 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ayrıca imar-ihya ve zilyetlikle kazanım şartlarının da gerçekleşmediğini belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile belirlenecek niteliği ile Hazine adına tesciline ve vaki müdahalenin menine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, "dava konusu taşınmazın uzun yıllardır tarımsal faaliyet gösterildiğine dair bir emareye rastlanılmadığı, taşınmazı komşularından ayıran fiili sınırların bulunmadığı, davalıların zilyetlik iradelerini ispat edemediği,1972 tarihinde arazi kadastrosu yapılan taşınmazın tapulama harici bırakıldığı ve tapulamadan sonraki zilyetliğe taşınmazın imar planına alındığı tarihe kadar değer verilebileceği, ...
Mahallesi sınırlarının 29/07/1980 tasdikli 1/50.000 ölçekli İstanbul Metropoliten Nazım İmar Planı kapsamında kaldığı, bu hali ile 1980 tarihli imar planına alınan taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 17/2. madde uyarınca H.G.K. 25.04.2001 gün 2001/20-390-396 sayılı kararı uyarınca imar ihya yoluyla zilyetlikle kazanılamayacağı" gerekçesiyle davanın kabülü ile İstanbul ili Şile ilçesi ...
Mahallesi ... ada 35 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kadastro tespitindeki diğer kayıt ve vasıflarla davacı Hazine adına tesciline, davalının taşınmaza vaki müdahalesinin men'ine karar verilmiş olup; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali, tescil ve müdahalenin önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21.02.1991 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması, 1972-1973 yıllarında yapılan arazi kadastrosu ve 2017 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışması mevcuttur.
3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi kapsamında yapılan çalışmada dava konusu İstanbul ili Şile ilçesi ... Mahallesi ... ada 35 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, 2.021,61 m² yüzölçümü, tarla niteliği ile davalı adına tespit ve sonrasında tescil edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5233, K. 2025/794, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama