KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/5328 E., 2025/5612 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1558 E., 2024/1124 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/274 E., 2022/274 K.
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdidi sınırları içerisinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına orman vasfı ile tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 45... (eski 1063) parsel sayılı taşınmazın satış yoluyla 18.12.2014 tarihinde iktisap etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Kadastro Müdürlüğü tarafından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesine göre yapılan tahdit ve tespit çalışmaları tamamlanarak 15.09.2020-14.10.2020 tarihleri arasında askıya çıkartıldığını ve 15.10.2020 tarihinde kesinleştiğini, söz konusu çalışma ile ilgili köyde, 1986 yılında yapılan ve 1987 yılında kesinleşen, ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 45... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tescilini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın, 1986 yılında yapılan ve 1987 yılında kesinleşen kadastro çalışmasında dava konusu taşınmazın orman vasfı kazandığını belirtiğini, ancak 1971 yılında dava konusu taşınmazda yapılan kadastro çalışmasına ilişkin tapulama tutanakları incelendiğinde dava konusu taşınmazın özel mülk olduğunu, orman arazisi olmadığının görüleceğini, ayrıca aynı tutanak incelendiğinde dava konusu taşınmazı uzun yıllardır müvekkilinin murisleri tarafından fındıklık olarak kullandıklarını, öncelikle ihtiyati tedbir talebi ile davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 45... parsel sayılı taşınmazın, 1987 yılında itirazsız kesinleşen orman tahdidinde kalması ve Devlet Ormanlarının zamanaşımı ile mülk edinilemeyecek olması gerekçesiyle" davalı adına olan tapu kaydının iptali ile her türlü takyidattan ari olarak orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava açılmadan önce davalı asile tebligat yapılarak 30 gün süre verilmesi gerekirken, tebligat yapılmayarak gerekli süre verilmediğinden davanın öncelikle usulden reddini, b. 6831 sayılı Orman Kanun'un 11. maddesi gereğince öngörülen 10 yıllık zamanaşımı davacı içinde geçerli olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, c. Esasa ilişkin olarak ise; dava konusu taşınmazın murislerinden itibaren fındık bahçesi olarak kullanıldığını ve 1971 yılında tapulama yoluyla iktisap ettiğini, sonradan yapılan orman tahdit çalışmalarında özel mülkün orman olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kesinleşen orman tahdidi sınırları içerisinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına orman vasfı ile tescilinin yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5328, K. 2025/5612, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama