İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5547 K.2026/7

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne…

Esas2024/5547Karar2026/7Tarih12 Ocak 2026Okuma7 dk · 1.302 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/5547 E., 2026/7 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ocak 2026
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2022/46 E., 2023/75 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.302 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 2 34... ve 73 parsel sayılı sırasıyla 4.174,19 m² ve 1.149,91 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu oldukları belirtilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. 2. Davacı ... 30.01.2012 tarihli dava dilekçesinde; ... Beldesi ... Mahallesi sınırları içinde kalan kadastro tespit harici yaklaşık 6 dönüm yerin tarafından imar-ihya edilip 1975 yılından beri kullanıldığını belirterek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2014 tarihli ve 2014/181 Esas, 2014/481 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkiinde bulunan 18.07.2014 tarihli fen bilirkişisi raporu ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen kısım açısından açılan davanın reddine, (B) harfi ile pembe renkle gösterilen 1.149,90 m²lik kısmın davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.02.2020 tarihli ve 2017/7751 Esas, 2020/497 Karar sayılı ilamıyla "Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğu gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hükme yeterli değildir. Şöyle ki.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/3. maddesi uyarınca, tescil davaları Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılmalıdır. 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı ... İlde ... Belediyesi Ve ... İlçe Kurulması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6360 sayılı Kanun) 1/2. maddesi ile ...

Belediyesinin sınırları il mülkî sınırları olarak genişletilmiş; bu sınırlar içinde kalan köy ve beldelerin tüzel kişilikleri sona ererek bağlı bulundukları ilçe belediyelerine mahalle olarak katılmışlardır. Bu nedenle, büyükşehir sınırları içinde yer alan ... Beldesinin tüzel kişiliği sona ermiş olup, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası uyarınca, yerine, bağlı bulunduğu ... ilçe Belediye Başkanlığı geçmiştir.

Bu durumda, 5216 sayılı Kanun hükümleri ve 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, ... Beldesinin bağlı bulunduğu ... ve ... Belediye Başkanlığının huzuruyla davanın görülmesinde yasal zorunluluk bulunduğu halde ... davaya dahil edilmeden davanın esası hakkında hüküm kurulmuştur. Taraf sıfatı 6100 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olup istek olmasızın re'sen gözetilmelidir.

Mahkemece çekişmeli taşınmazın 18.07.2014 tarihli fen bilirkişisi raporunda sarı renkle (A) harfi ile gösterilen kısmın öncesinde makilik ve çalılık alan olması ve eğiminin %12'den fazla bulunması (doğal hali ile eğimin %25, davacı tarafça yapılan teraslama sonucunda %15-20 eğimin mevcut bulunması) göz önünde bulundurulduğunda yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince (A) harfi ile gösterilen kısmın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından bu kısmın zilyetlikle edinilmesinin söz konusu olamayacağı anlaşılmış, bu sebeple bu kısma yönelik talebin reddine,

aynı fen bilirkişi raporunda pembe renkle (B) harfi ile gösterilen kısma yönelik zilyetlik şartlarının gerçekleşmiş olması, davacı tarafça taşınmazın bu kısmının imar ve ihya edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki; dava, 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkin olup; dava edilen taşınmazın bulunduğu yerde yapılan genel arazi kadastrosunda taşınmazın tapulama dışı kalma sebebi ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan kadastronun 1967 yılında kesinleştiği, davacının taşınmazın dava tarihinden 30-35 yıl öncesinde imar-ihya ile sonraki zilyetliğe dayandığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece çekişmeli taşınmazın koruma alanında bulunduğu bildirilen Manavgat barajının hangi tarihler arasında yapıldığı ve taşınmazın tamamen/kısmen koruma alanına alınma tarihi araştırılmamıştır.

Ayrıca, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar planı içinde kalıp kalmadığı, imar planının kesinleşme tarihi, idarece ecrimisil tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, kamuya tahsis edilip edilmediği araştırılmamıştır. ...Kabule göre de; davalı Hazine vekili 05.03.2012 tarihli dilekçe ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep ettiğinden, mahkemece davalı Hazinenin 4721 sayılı Kanun'un 713/6. maddesi gereğince istemde bulunduğu karşı tescil talebi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru değildir." gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

Dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların 1958 yılı uçuşlu hava fotoğrafında makilik halde ve kullanımsız vasıfta olduğu, imar ve ihya edilmediği, 1963 yılı tanzimli memleket haritasında dava konusu taşınmazların yeşil fonda maki ve iğne yapraklı ağaç simgesi ile işaretli alanda kaldığı,

1983 yılı tanzimli meşcere haritasında ÇBÇZ rumuzuyla işaretli bozuk kızıl çam meşceresi olarak ayrılan alanda kaldığı ve klizimetre ile yapılan ölçümde taşınmazların eğiminin %25 nispetinde olduğu ve ayrıca taşınmazların orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığından orman sayılan yerlerden olduğu, bu haliyle;

her ne kadar dava konusu taşınmazlar 1982 yılı hava fotoğrafında zirai kullanımlı ve imar ve ihya edilmiş ise de evveliyatı orman olan bir yerin mülkiyetinin kazanılamayacağı ve eldeki davanın 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi gereğince re'sen araştırmaya tabi olduğu gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 2 34... ve 73 parsel sayılı taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle. Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan bilirkişi raporu ile Kadastro Mahkemesine sunulan bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, yapılan itirazların karşılanmadığını, (A) ve (B) ile gösterilen iki parselin eğim durumunun aynı olmadığını ve birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, eğimin tek başına bir taşınmazın orman sayılmasını gerektirmeyeceğini, bu nedenle dava konusu parsellerin, bilirkişiler tarafından ayrı ayrı;

eğim, erozyon, taşkınların önlenmesi ve su veriminin arttırılması yönlerinden bir bütün olarak değerlendirilmesi ve bütün bu şartların birlikte aranarak orman olup olmadığı yönünde tespit yapılması gerekirken yapılmamış olması ve yerel mahkemenin rapor doğrultusunda karar vermesinin yerinde olmadığını, dava konusu taşınmazların, teknik bilirkişi ...'ın raporunda belirtildiği gibi, ilk tesis kadastro çalışmaları sonucunda "tapulama harici" alanda bırakıldığını ve bu tespitin 17.02.1967 tarihinde kesinleştiğini, geçmişi itibariyle orman olmadığı için kesinleşmiş orman tahdit sınırlarının dışında bırakıldığını,

çevresinde bulunan tüm taşınmazların orman dışına çıkarıldığını ve zilyetleri adına tapulandığını, bu hususların bilirkişiler tarafından ve yerel mahkeme tarafından göz ardı edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemenin eksik inceleme sonucu karar verdiğini, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline dair kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, tarla vasfıyla Hazine adına tespiti gerektiğini, taşınmazın orman özelliği taşımadığını, gerek eğim gerek toprak muhafaza karakteri bakımından gerekli incelemenin yapılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadığı ve taşınmazlar üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre,

İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5547, K. 2026/7, 12 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5547
Karar No
2026/7
Tarih
12 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5551 K.2026/972
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5555 K.2026/886
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5624 K.2026/336
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5629 K.2026/90
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5656 K.2026/163
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/5745 K.2026/45

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.