KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/5607 E., 2025/2009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1384 E., 2024/742 K.
- İlk derece mahkemesi
- Mersin Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/93 E., 2022/26 K.
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili özetle; Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 108 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 24,00 m² yüzölçümü ile kayıtlı iken güncelleme kadastro çalışmasısı sonucunda yüzölçümünün 22,50 m² azaldığını ileri sürerek; dava konusu taşınmazın tespit gibi 24,00 m² yüzölçümüyle tapu kütüğüne tescilini talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda İlk Derce Mahkemesince; "...bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın Güneyindeki yol itibari ile taşınmaz sınırlarının zeminde mevcut yola sınır olduğu, iş bu sınırlar itibari ile yapılan uygulama kadastrosunun doğru olduğu, dava konusu taşınmazın Kuzey, Doğu ve Batısında mevcut 108 ada 33 parsel numaralı taşınmaz ile olan ara sınır hattının ise sınır ayırıcı bir unsur bulunmaksızın bütünlük arz ettiği, bu sınır yönünden dosya arasına alınmış takeometrik ölçü karnelerindeki köşe kırık noktaları teknik bilirkişi marifetiyle hesaplanmış, yapılan uygulama kadastro çalışmasının doğru olduğu..." gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; "...fiilen keşif tarihindeki sınırın tesis kadastrosuna en yakın 1968 ve 1987 tarihli hava fotoğrafında belirlenen sınır ile uyumlu olduğunun belirlenmiş olduğu, tesis kadastrosuna ait belgelerde herhangi bir tersimat ve hesap hatasının tespit edilmediği, dava konusu taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen 1,5 m²'lik azalmanın ilk tesis kadastrosundaki ölçü ve hesap yönteminden kaynaklandığı ve bunun da tecviz sınırlarında kaldığı tespit edilmiştir. Bu gerekçelerle yenileme kadastrosunda bir yanlışlık olmadığı anlaşıldığı..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5607, K. 2025/2009, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama