KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/5623 E., 2025/6340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1353 E., 2024/1004 K.
- İlk derece mahkemesi
- Cide Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/406 E., 2023/95 K.
Karar Metni
682 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 12/3. maddesi uyarınca kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu Kastamonu ili Cide ilçesi ... köyünde 2007 yılında 3402 sayılı Kanun’un 5304 sayılı Kadastro Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (5304 sayılı Kanun) 4. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu çalışmasında 1 01... parsel ve 1 02... parsel sayılı taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tespit edildikleri, 13.11.2007-12.12.2007 tarihleri arasında askı ilanının yapıldığı, dava açılmadığından 13.12.2007 tarihinde kesinleştiği ve tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı; dava dilekçesinde; ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Kastamonu ili Cide ilçesi ... köyünde bulunan 1 01... ve 1 02... parsel sayılı taşınmazların orman ile ilgisinin bulunmadığını, bir kısmının evlatlık ilişkisi bulunan babasından kaldığını, taşınmazların üzerinde meyve ağaçları bulunduğunu ileri sürerek keşifte tespit edilecek bölümlerinin tapu kaydının iptal edilerek adına tapuya kayıt ve tescil edilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 1 01... parselin orman olduğu gerekçesiyle bu parsel yönünden davanın reddine, dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazda kalan ve kadastro bilirkişinin 17.03.2022 havale tarihli raporu ve 3 nolu krokide gösterilen 100 m²lik alanın taşınmazdan çıkartılmasına, davacı adına arazi niteliği ile tapuya kayıt ve tesciline, davacının talebinden geriye kalan 4.472,37 m² yüzölçümünün orman niteliği ile 102 ada son parsel adı altında tapu siciline Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Davacı; yargılamaya konu Cide ilçesi ... köyünde bulunan 1 01... ve 1 02... parsel sayılı taşınmazların (A) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımlarının miras bırakanlarından kendilerine kaldığı, orman ile ilgisinin olmadığı, üzerlerinde çeşitli meyve ağaçları bulunduğunu, tarım arazisi olduğu iddiasıyla; davalı ... İdaresi vekili; dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, davanın tamamen reddine karar verilmesi gerektiği iddiasıyla kararı istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 1 01... parselin (D) harfi ile gösterilen bölümünde geçmişten bugüne kadar tarım yapılmadığı, % 10-30 eğimli olduğu, dava tarihinden sonra dikilen 12 adet emek ürünü dikme 2-3 yaşında ceviz fidanları, dava tarihinden sonra aşılanan 5 adet aşılı 10-15 yaşlarında elma ağaçları ile ardıç, ... vb. ve ekonomik değeri olmayan kuşburnu vb. çalı formunda ağaççıklar bulunduğu, 1 01... nolu orman parseli ile aralarında belirgin bir sınırın olmadığı, taşınmazın çekişmeli kısmının orman görünümünde olduğu,
1 02... parselin (A) harfi ile gösterilen 2.665,88 metrekare yüzölçümlü bölümünün, davacı adına bahçe vasfıyla tespit ve tescilli 1 02... parsel sayılı taşınmazın devamında yer alan, 100 metrekarelik kısmına ilişkin olarak davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu, dava konusu taşınmazın geri kalan kısmı yönünden ise kazanım koşullarının oluşmadığı belirtilerek, davacı ve davalı ...
İdaresi vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, davacı ve davalı ... İdaresi vekili istinaf iddialarıyla kararı temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5623, K. 2025/6340, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama