KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/5635 E., 2025/5574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/71 E., 2024/652 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/167 E., 2021/235 K.
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu 1 30... parsel sayılı taşınmazın adına tespit ve tescili gerekirken davalı adına tespit görüp tescil edildiğini, taşınmazı malik sıfatıyla uzun yıllardan beri ektiğini, taşınmazın kendisine ait olup, tarla vasfıyla kullanıldığını tüm köy halkının bildiğini, kadastro esnasında yapılan yanlışlığı yeni öğrendiğini belirterek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapulu olduğunu, zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluşmadığını, davacının davayı ispat edecek vergi kaydı ve tapu kaydı gibi objektif yazılı bir delilinin olmadığını, ekonomik zilyetlik, imar-ihya ve iyi niyet kriterlerinin de olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " ... dosyaya giren yazı cevapları, keşif tutanağı, mahalli bilirkişi beyanları, hüküm kurmak için yeterli görülen bilirkişi raporları değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmaz üzerinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmuş olduğu ..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilci tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; a. Davanın 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinde belirtilen sürede açılmadığını, b. Dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, c. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı koşullarının gerçekleşmediğini, d. Stereoskopik aletle hava fotoğrafları incelemesinin yapılması gerektiğini, e. Dava konusu taşınmaz baraj altında kalan yerlerden olduğundan 3402 sayılı Kanun'un 16. maddesine göre tescile tabi olmayan taşınmaz haline geldiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5635, K. 2025/5574, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama