KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/5902 E., 2025/6207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1305 E., 2023/183 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/66 E., 2021/145 K.
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sonucunda, Rize ili İkizdere ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 139 ada 3, 4 ve 5 parsel sayılı sırasıyla 62.903,83 m2, 2.966,90 m2 ve13.194,05 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; Rize ili İkizdere ilçesi ... köyü 139 ada 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların babasından kendisine intikal ettiğini ve 20 yılı aşkın zamandan beri kendisinin zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazları tarla vasfı ile kullandığını, köylerinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında İstanbul ilinde bulunmasından dolayı kadastro çalışmalarına katılamadığını ve parsellerin maliklerinin hatalı tespit edildiğini belirterek, tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle iktisap koşullarının gerçekleşmediği" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı tarafından esasa, davalı Hazine vekili tarafından ise vekalet ücretine yönelik olarak istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına,
istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere, davanın niteliği gereği ispat yükünün davacı üzerinde bulunmasına, davacı tarafından iddianın ispatlanamamasına, mahalli bilirkişi isim listesine usulünce itiraz edilmemiş olmasına, ayrıca harçlandırılmış dava değeri üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5902, K. 2025/6207, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama