KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/5922 E., 2025/6494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1007 E., 2024/1546 K.
- İlk derece mahkemesi
- Balıkesir Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/91 E., 2023/20 K.
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Balıkesir ili Altıeylül ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 23... parsel sayılı 1.485,67 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla vasfıyla davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kanun'un 22/a ve Geçici 8. maddeleri uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında, askıya çıkarılan taşınmazlarla ilgili olarak yapılan incelemelerde davalı adına tespit edilen Balıkesir ili Altıeylül ilçesi ... Mahallesi 1 23... parsel sayılı taşınmaza ilişkin herhangi bir tapu veya vergi kaydının olmadığını, ormanla sınırı bulunduğundan zilyetlikle kazanılamayacağını, taşınmazın Hazine adına idari yoldan tescil edilmesi gerektiğinin belirlendiğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesi, atıfla 14. maddesi ve devamında aranan koşulların oluştuğu ..." gerekçesiyle, davanın reddine ve dava konusu 1 23... parsel sayılı taşınmazın kadastro güncelleme tutanağı gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu taşınmazın, 1975 yılında yapılan kadastro çalışmalarında orman vasfı sebebiyle tescil harici bırakıldığı, ancak kesinleşen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışında kaldığı,
3402 sayılı Kanun’un 22/a ve 3402 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. madde uyarınca birlikte yapılan kadastro çalışmalarında taşınmazın davalının ceddinden intikalen ve taksimen gelme malı olup, halen davalının 20 yılı aşkın bir zamandan beri nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda olduğu, tespit tarihine kadar davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının oluştuğu, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı,
orman yada kamu orta malı niteliğinin de bulunmadığı ve çalışma alanında zilyet adına daha önce belgesizden tespiti yapılan yerlerin 40/100 dönüm normlarını geçmediği, çevre parsellerin de senetsizden zilyetlik yoluyla gerçek kişiler adlarına tescil edildiği, bu durumda davalı yararına mülk edinme koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5922, K. 2025/6494, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama