KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/6557 E., 2025/3220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/946 E., 2024/1350 K.
- İlk derece mahkemesi
- Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/529 E., 2024/218 K.
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Tokat ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı eski 210 parsel sayılı 4.060,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 101 ada 210 parsel numarasıyla 4.015,72 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; tapuda müvekkili olan davacı adına kayıtlı bulunan Tokat ili ... ilçesi ... köyü eski 211 parsel sayılı 4.960,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın, 101 ada 211 parsel numarasıyla 4.750,77 m² olarak tespit gördüğünü ve taşınmazının yüzölçümünün küçüldüğünü öne sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının, kendilerine ait taşınmazı işgal ettiğini ve dava açmakta kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... çekişmeli taşınmazlar arasındaki ilk tesis kadastrosu ile belirlenen sınırın hava fotoğrafları ve uygulama kadastrosu ile birebir örtüştüğü, uygulama kadastrosunda hata bulunmadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini,
b. Bilirkişi raporunun dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu olmadığını,
c. Dosyada dinlenen tanıklar ve diğer deliller değerlendirmeden karar verildiğini,
d. Bilirkişilerin kök hava fotoğrafları ve uygulama kadastrosu ile sınır değişiklerinin belirlenmesinin mümkün olmadığını belirtmeleri karşısında tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğunu,
e. Dosyada alınan raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, kök raporda parseller arasında tecviz sınırı dışında hataya rastlanmadığının belirtildiğini, bu tecviz hatasının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekirken bu hususun eksik bırakıldığını,
f. Bilirkişilerin raporlarında taşınmaz sınırlarının zeminle uyumsuz olduğunu belirttiklerini ancak tanık ve mahalli bilirkişilerinin beyanlarına değer verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, sınırın her zaman değişeceğinin belirtilmesi kanaatinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını,
g. Bilirkişiler tarafından ölçümlerde ilk tesis ve uygulama ölçümlerinde bariz farklıkların olduğunun sabit olduğunu, bu nedenle dosyada bulunan tanık ve mahalli bilirkişilerin beyanları ile kararın verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6557, K. 2025/3220, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama