KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/6763 E., 2025/4399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/123 E., 2024/1622 K.
- Karar
- İstinaf talebinin esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- ... Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/88 Esas 2021/131 Karar
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Şanlıurfa ili, ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan dava konusu 173 ada 4 parsel sayılı taşınmaz 450,90 metrekare yüzölçümü ile arsa niteliğinde, beyanlar hanesinde ''4706 Sayılı Kanunun Geçici 18.Maddesi ve 3402 Sayılı Kanunun Ek-4 maddesi kapsamında oluşmuştur'' ''2. Derece Askeri Yasak Bölge içerisinde kalmaktadır'' şerhleri yazılı olarak Hazine adına 17.09.2018 tescil edilmiştir.
Davacı vekili; Şanlıurfa ili ... ilçesi ... Mahallesi 173 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 katlı betonarme evin kadastro çalışmalarında hazır bulunmaması nedeniyle davacı adına kullanıcı tespitinin yapılmayarak boş bırakıldığını belirterek, davacının taşınmazın kullanıcısı olarak tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; davaya konu taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu Ek 4. maddesi ve 4706 sayılı Kanunun geçici 18. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmaları sırasında kadastro tutanağının beyanlar hanesine kullanıcı olarak davacının isminin belirtilmeyip Hazine adına tescil edildiği ve yapılan ölçümler esnasında taşınmazın toplam yüz ölçümünün 450,90 m² olarak belirlendiği, hali hazırda davacının fiilen kullanımında olan alanın 450,90 m²'den ibaret olduğu, davacının kullanımında olan taşınmazın üzerinde muhdesat bulunduğu,
kadastro tutanak bilirkişilerinin ve mahalli bilirkişinin yeminli beyanlarının davacının beyanlarıyla örtüştüğü, ayrıca yapılan araştırmalarda başkaca birilerinin bu taşınmaz üzerinde zilyetlik iddiasının olmadığının anlaşıldığı gerekçeleri ile; davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6763, K. 2025/4399, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama