KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/6765 E., 2025/2985 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/102 E., 2024/1617 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/24 E., 2021/44 K.
Karar Metni
683 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 109 parsel sayılı taşınmazın 82,900 m² olan yüzölçümünün 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi çalışması neticesinde 3.500 m² azaldığını, yapılan çalışmaların hatalı olduğunu ileri sürerek; taşınmazın eski sınırlar gibi tescilini talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince; "..Davacıya ait taşınmazın kuzey sınırında kalan yol bakımından yapılan değerlendirmede, 27.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan incelemeye göre, kuzeydeki yola ilişkin alanlar A1, A2 ve A3 ile belirlenmiştir.
Tesis kadastro paftasında görünen yolu belirleyebilmeye imkan yarayan en somut delil olan 1975 tarihli hava fotoğrafının incelenmesi neticesinde, (A1) ve (A3) ile gösterilen alanların davacıya ait taşınmaz içerisinde kaldığı, (A2) ile belirlenen yaklaşık 30 m² alanın ise yolda kaldığı, (A2) yönünden dönemin teknolojik yetersizlikleri dikkate alınarak hassasiyet kaynaklı ölçü hatasının bulunduğunun, (A1) ve (A3) yönünden ise sonraki dönemli hava fotoğrafları incelemesinde güzergah değiştirdiğinin kabulü ile davacıya ait olması gereken (A1) ve (A3) yönünden Hazine, ...
Büyükşehir Belediyesi ve ... Belediyesi aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi, (A2) yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Taşınmazın güney sınırında kalan yol bakımından yapılan değerlendirmede ise, yine somut delil olan 1975 tarihli hava fotoğrafı ve günümüze kadar gelen diğer hava fotoğraflarına değer verilmekle, bu yolun güzergah değiştirmediği, halen mevcut olduğu şekilde yer aldığı anlaşıldığından, (A8) ile gösterilen alan yönünden davacının davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Her ne kadar mahalli bilirkişiler ortak beyanlarında, Mahkememizde oluşan kanaatin tam tersine, kuzeyde yer alan yolun davacının taşınmazının tersi istikamete olacak şekilde genişletildiğini, güneyde yer alan yolun ise önceden tek araba geçecek şekilde olduğunu, sonradan ise davacının taşınmazına doğru genişletildiğini ifade etmişler ise de, mevcut hava fotoğraflarında yapılan stereoskopik incelemenin soyut ifadelere göre kesin veri içerdiği, sınırları belirlemede en iyi yöntemin hava fotoğrafları olduğu değerlendirilmekle, bu beyanlara itibar edilmemiştir.
Davalı ...
Belediyesi vekili; yapılan işlemin 22/a işlemi olduğunu, Mahkemenin görevli olmadığını ifade etmişse de uygulama kadastrosuna itiraz davalarında, husumetin -tutanak düzenlenmemiş dahi olsa- hangi taşınmaz lehine genişleme olmuşsa onun maliklerine yöneltilmesi gerektiği, yolların mülkiyetinin ise Hazine ve ilgili belediyelere ait olduğu, açılan davada uygulama kadastrosu ile yolun davacı aleyhine genişletildiği, davacının talebinin tesis kadastro paftasına ilişkin olduğu, bu nedenle davanın Mahkememizin görevine girdiği ve husumet yönünden eksiklik bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yokluklarında yapılan keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerin ifadelerine katılamadığını, bu nedenle hak ihlali olacağına ilişkin beyanına gelince ise, Mahkememizce yapılan keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerin ifadelerine yollar yönünden itibar edilmemesi, somut hava fotoğraflarına itibar edilmesi ..." gerekçesiyle Hazine, ... Büyükşehir Belediyesi ve ...
Belediyesine karşı açılan davanın kısmen kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davalılar ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6765, K. 2025/2985, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama