İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6782 K.2025/6048

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davacılar ... ve müşterekleri vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme…

Esas2024/6782Karar2025/6048Tarih30 Eylül 2025Okuma13 dk · 2.690 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/6782 E., 2025/6048 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2025
Mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/15 46... /1045 Karar
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk derece mahkemesi
... Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2005/1 Esas, 2018/30 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.690 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davacılar ... ve müşterekleri vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

1957 yılında yapılan kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 12 parsel sayılı 686.000 metrekare, 13 parsel sayılı 2.318.000 metrekare, 16 parsel sayılı 21.000 metrekare, 44 parsel sayılı 1.713.500 metrekare, 45 parsel sayılı 2.277.000 metrekare ve 60 parsel sayılı 462.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ayrı ayrı tapu kaydı, vergi kaydı ve intikal nedeniyle ... ve paydaşları adlarına tespit edilmiş, kadastro tutanaklarında taşınmazların 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 958/861 Esas sayılı dava dosyasında davalı olduğu belirtilmiştir.

Kadastro Komisyonunun 20.01.1965 tarihli kararı ile; ... ve diğer kişiler tarafından 1957 yılında tapulamasına başlanarak tahdit ve tespit ikmal edilen 1 ila 99 parsellere itiraz edildiği, ... köyü 1 ila 99 parsellerden 12, 13, 14, 15, 16, 17, 44, 45, 60... parsellerin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/861 Esas sayılı dava dosyasında. 21, 23, 31, 32, 33, 34... parsellerin 1959/634 Esas sayılı tezyidi dönüm ve tescil davasında.

42, 66... parsellerin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/468 Esas sayılı dava dosyasında davalı bulunduğundan cihetle ilgili tutanakların ekleriyle birlikte Tapuluma Mahkemesi'ne verildiği, devir için bilgi verildiği, diğer parsel tutanakları üzerindeki itirazların bir hakka müstenit bulunmadığı, sebepleriyle tespit gereğince tescillerinin yapılmasına, itirazların reddine karar verilmiştir.

Davacı ... ve arkadaşları, 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1958/861 Esas sayılı dava dosyasında; Eylül 288 tarihli ve 598, 601, 610, Eylül 322 tarihli ve 116, 115, 114, 113, 112, 121, 119, 120, 118, 117, Ağustos 951 tarihli ve 47, 46, Mayıs 328 tarihli ve 604 sıra numaralı tapu kayıtlarının gerçek yüzölçümü ile tespitine ve mevcut kayıtların tahsisine karar verilmesini talep etmişler; İlk Derece Mahkemesince 12, 13, 14, 15, 16, 17, 44, 45, 60... parsel sayılı taşınmazların kadastroca tahdit ve tespitlerinin yapıldığı gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.

Davacı ... ... ve arkadaşları vekili; davacıların murisleri ..., ... bin ..., ... ..., ...bin ..., .../.../... adlarına kayıtlı ... köyü, Haziran 1289 tarihli ve 1, 2, 7, 8, 9, 12, 13, 14, 15, 24... , Kanuni Evvel 13 10... tarihli ve 290, 291 numaralarda olmak üzere 13 parça arazinin tapulu olduğunu, davalı ... ve müştereklerinin ...

1. Asliye Hukuk Hakimliğinde 1959/634 Esas sayısı ile açtıkları tescil davasıyla bu yerleri Hazine ve köy muhtarını hasım göstermek suretiyle kendi adlarına tescil ettirmek için açtıkları davaya müdahil olarak katıldıklarını, mahkemece vazife yönünden davalarının reddedildiğini, yine davalıların aynı mahkemede 1958/861 esas numarasıyla açtıkları tezyidi dönüm davasının aynı sebepten dolayı vazife noktasından reddedildiğini, bu sebeple yapılan tespitlerin iptali ile dava konusu parsellerin davacılar adlarına tapuya tescilini talep etmiştir.

Davacı ...; ... köyü dahilinde 20 parça arazilerinin olduğunu, dayanaklarının Haziran 1289 tarihli 12 parça ve K.evvel 310 tarihli 5 parça arazinin murisleri ..., ... ..., ... ..., ... ... mahdumları ..., ... ve ... ve ...... benani ... olduğundan bahisle, dava konusu taşınmazların adına tescilini talep etmiştir.

Davacı ... ...; ... köyünde yapılan kadastro tespitine itiraz ettiğini, dava konusu yerde iki parça arazisinin olduğunu, 20 seneden fazla bir zamanda kendi zilyetliklerinde olduğunu beyan etmiştir.

Davacı ... Resul Çıtak; ... köyünde yapılan kadastro tespitine itiraz ettiğini, dava konusu yerde üç parça arazisinin olduğunu, 20 seneden fazla bir zamanda kendi zilyetliklerinde olduğunu beyan etmiştir.

Davacı ...; ... köyünde yapılan kadastro tespitine itiraz ettiğini, dava konusu yerde iki parça arazisinin olduğunu, 20 seneden fazla bir zamanda kendi zilyetliklerinde olduğunu beyan etmiştir.

Davacı ...; ... köyünde yapılan kadastro tespitine itiraz ettiğini, dava konusu yerde 4 parça arazisinin olduğunu, 20 seneden fazla bir zamanda kendi zilyetliklerinde olduğunu beyan etmiştir.

Davacı ... ve arkadaşları; ... köyünde yapılan kadastro tespitine itiraz ettiğini, dava konusu yerde 4 parça arazisinin olduğunu, 20 seneden fazla bir zamanda kendi zilyetliklerinde olduğunu beyan etmiştir.

Müdahil ... ve arkadaşları müdahale dilekçesi ile; taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının bulunduğunu, tapu kayıt maliki mirasçısı muris ... mirasçıları olduklarını öne sürerek, davaya müdahil olmuşlardır.

Müdahil ...; davacılar tarafından açılan ve Asliye Hukuk Mahkemesince vazifesizlik kararı verilerek gönderilen dava dosyasında mezkur ... ili ... köyüne bağlı ... mevkindeki 11 parça taşınmazın murisleri ... bin ... ile ... bin ... namına kayıtlı olduğunu, 1942 tarihli kira sözleşmesinin bulunduğunu, taşınmazların kendilerine intikal ettiğini, bir kısım mirasçıların paylarını satın aldığını belirterek, müdahilliğine karar verilmesini talep etmiştir.

Müdahil ...; dava konusu 44... parselleri davalı ... ve ...'dan satış sözleşmesi ile satın aldığını, yapılacak yargılama ile davalıların bu taşınmazlardaki haklarının (mülkiyet ve zilyetlik hakları) subuta ereceğini, adı geçen davalıların sözleşme tarihinden ve tapu tarihinden bu yana bu taşınmazların zilyetliklerini kendisine devir ve teslim ettiklerini, bu sebeple satın almış olduğu hisselerin adına tescilini talep etmiştir.

Müdahil ... ve diğer hissedarları vekili; davacıların murisleri adlarına kayıtlı ... köyü, Haziran 12 89... , 2, 7, 8, 9, 12, 13, 14, 15, 24... sıra numaralı ve yine Aralık 1290 tarihli cilt:25, sayfa:85, Yoklama 13 10... tarihli olmak üzere onbir parça taşınmazın mevcut olduğunu belirterek, müdahilliklerine karar verilmesini talep etmiştir.

Müdahil ... ve ... müdahale dilekçesi ile; dava konusu 44... parsel sayılı taşınmazlarda tapudan hisse satın aldıklarını öne sürerek davaya müdahil olmuştur.

Müdahil ... müdahale dilekçesi ile; dava konusu 45 parsel sayılı taşınmazda tapudan hisse satın aldığını öne sürerek davaya müdahil olmuştur.

Müdahil ... ve arkadaşları müdahale dilekçesi ile; ... köyünde bulunan 44... parsel sayılı taşınmazların hissedarlarından pay satın aldıklarını öne sürerek, davaya müdahil olmuşlardır.

Müdahil ... ve ... vekili; ... köyünde bulunan 44... parsel sayılı taşınmazın hissedarlarından ...'ın hissesini noterden satın aldıklarını öne sürerek, davaya müdahil olmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonunda; bir kısım davacıların itirazlarına dayanak yaptıkları tapu kayıtlarının birer sınırları itibariyle nizalı yerlere uyduğu, köy ve diğer sınırlar itibariyle uymadığı, dava konusu yerler üzerinde kadastro tespit tarihine kadar ve tespit tarihinden sonra dahi davacıların tasarruf ve zilyetliğinin olmadığı, dava konusu 12 nolu parsele dayanak gösterilen vergi kaydının sınırları itibariyle nizalı parseli kapsamadığı,

12... nolu parsellere uygulanan tapu kayıtlarının sınırları itibariyle parsellere uymakta ise de kayıtların genişletilebilir sınır niteliğinde olması nedeniyle 12 nolu parselde tapu kayıt miktarı ve miktar fazlası kısım üzerinde davalılar lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği, dava konusu 13 nolu parsele 1936 tarihli ve 2, 8, 9 tahrir numaralı vergi kayıtlarının uyduğu, vergi kayıtlarının gayri sabit hudutlu olduğu,

dava konusu 44 nolu parselin dayanak tapu kaydı ile 3 ve 4 tahrir vergi kayıtlarının kapsadığı ancak vergi kayıt miktarları tapu kayıt miktarından fazla olması nedeniyle vergi kaydı miktarı ve miktar fazlası kalan bölüm üzerinde davalılar lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği, 45 nolu parselde dayanak tapu kaydı ile davalılar tarafından ibraz edilen 5, 6, 7 tahrir nolu vergi kayıtlarının sınırları itibariyle parsele uyduğu, ancak vergi kayıtlarının miktarının tapu kaydının miktarından fazla olması nedeniyle vergi kayıt miktarı fazlası kalan bölümlerde davalıların zilyet olduğu,

dava konusu 60 nolu parselde tespit dayanağı vergi kaydı ve dayanak tapu kaydı miktarı ve aynı parselde miktar fazlası kısım üzerinde zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle, davacı ve diğer müdahil davacılar yönünden davanın reddine, Hazinenin miktar fazlasına yönelik davasının kısmen kabulüne, dava konusu 12, 13, 16, 44, 45... parsel sayılı taşınmazların komisyon kararının iptali ile 12 parsel sayılı taşınmazın tamamı 11.520 pay kabul edilerek hüküm yerinde payları ve adları belirtilen ... ve paydaşları adına;

fen bilirkişisi...'ın rapor eki krokisinde 13/A ile gösterilen 380.000 m², 13/B ile gösterilen 212.533 metrekare, ifrazen oluşan ... nolu kanal nitelikli 15.868,97 metrekare, 13/C ile gösterilen 203.585,81 metrekare, 13/E ile gösterilen 450.000 metrekare, 13/F ile gösterilen 117.173,32 metrekarelik kısımların en son parsel numaralarıyla tamamı 11.520 pay kabul edilerek hüküm yerinde payları ve adları belirtilen ... ve paydaşları adına; aynı parsel içerisinde ... - Elazığ Karayolu olarak kullanılan 47.024,87 metrekarelik kısmın paftasında yol olarak işlenmesine,

13/D ile gösterilen 858.716,80 metrekarelik kısmın en son parsel numarasıyla Hazine adına; yine 13 nolu parselin ifrazından oluşan 45.078,61 metrekarelik kısmın 1077 parsel numarasıyla miktar fazlası olarak Hazine adına. 6.341,32 metrekare miktarlı kanal niteliğindeki yerin 1078 parsel numarasıyla miktar fazlası olarak Hazine adına.

44/A ile gösterilen 132.150,78 metrekare, 44 nolu parselin ifrazından gelen 58.213,93 metrekare miktarlı kanal nitelikli ... nolu parsel, 44/D ile gösterilen 313.380,50 metrekare, 44/E ile gösterilen 112.8000 metrekare miktarlı yerlerin tamamı en son parsel numaralarıyla tamamı 3.840 pay kabul edilerek hüküm yerinde payları ve adları belirtilen ... ve paydaşları adına.

44/C ile gösterilen 78.287,04 metrekare ve 44/B ile gösterilen 21.510,30 metrekarelik kısımların en son parsel numaralarıyla Hazine adına.

45/B ile gösterilen 1.220.000 metrekare miktarındaki yer ile 45/C ile gösterilen 122.124,74 metrekarelik kısımların kayıt miktarı ve zilyetlikle edinilebilecek miktar olarak en son parsel numaralarıyla tamamı 3.840 pay kabul edilerek hüküm yerinde payları ve adları belirtilen ... ve paydaşları, 45/A ile gösterilen 749.982,44 metrekarelik kısmın en son parsel numarasıyla miktar fazlası olarak Hazine, 60/A harfi ile gösterilen 40.000 metrekarelik kısım aynı parsel numarasıyla 1.936 tarihli 18 tahrir nolu vergi kaydı miktarı olarak kök kayıt maliki ... oğlu ...ya ait ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 1987/819 Esas ve 1987/764 Karar sayılı ve ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/479 Esas ve 2003/496 Karar sayılı ve ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/92 Esas ve 2016/28 Karar sayılı veraset ilamlarındaki payları oranında mirasçıları adına.

60/E harfi ile gösterilen 44.112 metrekarelik kısmın tespit dayanağı tapu kayıt miktarı olarak en son parsel numarası altında yukarıdaki veraset ilamındaki paylar oranında, krokide 60/C harfi ile gösterilen 91.342,75 metrekare miktarlı yer ile kanal niteliğindeki 1.167 nolu parselin aynı veraset ilamlarındaki paylar oranında, 60/D ile gösterilen 5.590,88 metrekare miktarındaki bölümün en son parsel numarasıyla veraset ilamındaki payları oranında kayıt maliki mirasçıları adına.

60/B ile gösterilen 274.373,53 metrekarelik kısmın miktar fazlası olarak en son parsel numarasıyla Hazine adına. 16 parsel sayılı taşınmazın tamamı 3.840 pay üzerinden hüküm yerinde payları ve adları belirtilen ... ve paydaşları adlarına tapuya kayıt ve tesciline.

44... nolu taşınmazlarda kadastro tespitinden sonra noter satış vaadi senediyle ... ve ... isimli hissedarların paylarını satın alan ...'ın kadastro sonrası pay satın almış olması nedeniyle ...'ın bu paylara yönelik talebi açısından Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hükme karşı müdahil ... ..., ... ve ... ... vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ... vekili, davacı ... mirasçısı ... vekili, davalı ... ... mirasçısı ...ve arkadaşları vekili, davalı ... mirasçısı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili, davalı ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekili,

müdahil ... mirasçısı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 12, 13, 16, 44, 45... parsel sayılı taşınmazların tarafların dayandığı tespite esas tapu kayıtları ve yargılama sırasında sundukları vergi kayıtları kapsamında kaldığı gerekçesi ile, tapu/vergi kayıt malikleri adına tescile karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi yapılan inceleme ve araştırma da hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki.

Mahkemece,12 parsel sayılı taşınmaza uyduğu kabul edilen ve tespit maliklerine ait olan, Eylül 1322 tarihli 1 32... nolu kayıtların sınırlarına bakıldığında; "...'' okuduğu, 13 parsel sayılı taşınmaza uyduğu kabul edilen 2, 8 ve 9 tahrir nolu vergi kayıtlarının sınırlarına bakıldığında; ''..., Yol, ... ...'', '...Nehri, ..., ... ..., ...'' ve ''... Geçici ..., Köprü, Çiksorun Değirmen Yolu, Şose'' okuduğu.

16 parsel sayılı taşınmaza uygulanan Eylül ... nolu kayıtların sınırlarına bakıldığında; ''..., ...'' okuduğu. 44 parsel sayılı taşınmaza uyduğu kabul edilen 3 ve 4 tahrir nolu vergi kayıtlarının sınırlarına bakıldığında; ''..., ... Deresi, ... ve ...'', ''..., ... Deresi, ... ... ve ...'' okuduğu. 45 parsel sayılı taşınmaza uyduğu kabul edilen 5, 6 ve 7 tahrir numaralı vergi kayıtlarının sınırlarına bakıldığında; ''..., ..., ... ve ... ...'',

''..., ..., ..., ...'', ''..., ..., ... ve ...'' okuduğu, 60 parsel sayılı taşınmaza uyduğu kabul edilen ... ve müştereklerinin murislerine ait olduğu iddia edilen 18 tahrir numaralı vergi kaydının sınırlarına bakıldığında ''..., ..., ..., ...'' okuduğu, yine bu taşınmaza uyduğu kabul edilen tapu kaydı sınırlarında ise; ''..., ..., ... ve ...'' okuduğu anlaşılmaktadır.

Bahsi geçen vergi/ tapu sınırları İlk Derece Mahkemesince yapılan keşiflerde soyut olarak gösterilmiş ise de, doğrudan ismi geçen yol ve dere sınırlarını hariç (bu kayıtların da çok geniş bir alanı kapsadığı düşünüldüğünde) diğerleri her yere uyabilecek nitelikte olup, bunların bir kısmının da halihazırda zeminde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca tapu hudutları hat şeklinde olmayıp birbirini kapatmamaktadır. Dolayısıyla bu tapu kayıtlarının uygulanma kabiliyeti bulunmadığından dava konusu taşınmazlara uyduğunu kabul etmek mümkün değildir.

O halde, uyuşmazlığın zilyetlik hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerekmektedir. Ne var ki, İlk Derece Mahkemesince bu yönde yapılan araştırma yetersizdir. Yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları soyut nitelikte olup, taşınmazların evveliyatı, zilyetliğin başlangıç tarihi, kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğü detaylı şekilde sorulmamış, bilirkişi raporlarından taşınmazların sınırlarında mera parseli olduğu anlaşıldığı halde bu yönde de gerekli araştırma ve inceleme yapılmamıştır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, öncelikle, dava konusu taşınmazların tespit maliklerinden ... ve ...'nun mirasçılarının davada taraf olup olmadıkları dosya kapsamına göre tespit edilemediğinden, bahsi geçen kişiler de dahil olmak üzere, taşınmazların tespit maliklerinin mirasçılarının tümünün veraset ilamlarının eksiksiz ve denetime elverişli bir şekilde dosya arasına alınarak, tüm mirasçıların davada taraf olmasının sağlanması,

sonrasında dava konusu taşınmazlara ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazların bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle,

buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen aynı köy ve komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları,

önceki bilirkişiler dışında ziraat fakültesi toprak bölümü öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmeli, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazlarının geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı,

taşınmazların kamu orta malı mera niteliğinde olup olmadıkları, meradan sökülerek elde edilip edilmediği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı, alınan beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile tutanağı davalı parsellerin dava dosyalarının içeriği ile denetlenmeli.

Mahkeme hakiminin, taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazlarının öncesinin mera niteliğinde olup olmadığını, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, taşınmazların komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını yaptığı toprak analizi ile birlikte açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten,

özellikle önceki bilirkişi raporunu irdeleyen ve var ise taşınmazların taşlık bölümlerinin ekonomik amaca uygun zilyetlik üzerindeki etkisi ile taşınmazların tamamı üzerinde ne şekilde zilyetlik sürdürüldüğü hususlarını irdeleyecek biçimde, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmazların öncesini ve mevcut niteliğini açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişine hava ve uydu fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak,

taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, mera vasfında olup olmadığının, mera niteliğinde değilse imar-ihyasına en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verir kroki ve rapor düzenlemesi istenmeli;

yapılan araştırma ve inceleme sonucu taşınmazların öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde, uzun süreli kullanım ile meranın toprak yapısının değiştirilmeye çalışılmasının mera özelliğini kaybettirmeyeceği ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağı gözetilmeli, taşınmazın mera olmadığının ve tarafların zilyetliğinin bulunduğunun belirlenmesi durumunda, tarafların belgesizden kazanımı olup olmadığı da araştırılarak,

tarafların 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki zilyetlikle kazanım sınırını aşıp aşmadığı belirlenmeli, yine, dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak tefrik kararı verilmeden önceki 1966/81 Esas sayılı dosyaya konu taşınmazlarla eldeki dava konusu taşınmazlar ile birlikte değerlendirilerek, tarafların keşif sırasındaki feragat beyanları ve ayrıca kararı temyiz edenler yönünden kazanılmış haklar da göz önüne alınarak, toplanan ve toplanacak tüm delillerin sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.

İlk Derece Mahkemesince yukarıda değinilen hususlar dikkate alınmaksızın eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; yargılama sırasında kamulaştırılan taşınmaz bölümlerinin kamulaştırmayı yapan ilgili kurum adına tescili ile hak sahibi olduğu belirlenen kişiler adına ancak mülkiyetin tespitine karar verilebileceğinin de dikkate alınmaması,16 parsel sayılı taşınmaza ilişkin gerekçede hiçbir açıklamaya yer verilmemesi, 60 parsel sayılı taşınmaz hakkında hem tapu hem de vergi kayıtlarının miktarının hükme esas alınması,

40-100 dönüm uygulamasına ilişkin detaylı, yeterli bir araştırma ve açıklama yapılmadan tapu-vergi miktar fazlalıkları üzerinden zilyetlikle kazanılan yerlere ilişkin infaza elverişli olmayan hüküm kurulması, karar başlığının davada taraf olanlar ve mirasçıları bakımından denetime elverişli olmayacak şekilde düzenlenmemesi dahi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere ayrı ayrı iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6782, K. 2025/6048, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6782
Karar No
2025/6048
Tarih
30 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6799 K.2025/11857
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/6819 K.2025/13433
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6819 K.2025/5554
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6836 K.2025/5867
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/6837 K.2025/12652
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6847 K.2025/5473

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.