KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/679 E., 2025/5967 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1395 E., 2023/1322 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/297 E., 2020/103 K.
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ve davalı ... idaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 4 65... parsel sayılı 132.764,09 m² yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi vasfıyla; ... ili ... ilçesi ... köyü 1 25... parsel sayılı 28.380.211,94 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Asıl dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve hudutları dilekçede yazılı taşınmazı 2000 yılında önceki maliki ...'dan satın alarak yaklaşık 16 yıldır kullandığını, taşınmazın kadastro çalışmalarında 4 65... parsel olarak davalı adına tespit ve tescil edildiğini belirterek, 4 65... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan ve hudutları dilekçede yazılı taşınmazı 2000 yılında önceki maliki ...'dan satın alarak yaklaşık 16 yıldır kullandığını, taşınmazın kadastro çalışmalarında 1 25... parsel olarak davalı adına tespit ve tescil edildiğini belirterek, 1 25... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... İdaresi vekili cevabında; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu ve ihya ile kazanılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... asıl dosyada, dava konusu taşınmazlardan (B) harfi ile gösterilen taşınmazda aralıksız ve ekonomik amaca uygun olarak tarımsal faaliyette bulunulmadığı, (A) harfi ile gösterilen taşınmaz üzerinde ise evveliyatında bir takım tarımsal faaliyetlerde bulunulduğu, ancak 1990'lı yıllardan sonra dere taşkın sahası içerisinde kalması ve davacının da ilgisizliği dolayısıyla taşınmaz üzerinde zilyetliğe ara verildiği, davacının imar ihya iddiasının ispatlanamadığı;
birleşen dosyada, dava konusu taşınmazlardan (B) harfi ile gösterilen taşınmazın orman vasfında olduğu ve arazi üzerinde aralıksız ve ekonomik amaca uygun olarak tarımsal faaliyette bulunulmadığı, (A) harfi ile gösterilen taşınmaz üzerinde ise evveliyatında bir takım tarımsal faaliyetlerde bulunulduğu, ancak 1990'lı yıllardan sonra dere taşkın sahası içerisinde kalması ve davacının da ilgisizliği dolayısıyla taşınmaz üzerinde zilyetliğe ara verildiği, davacının imar ihya iddiasının ispatlanamadığı ..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı vekili ve davalı ...
İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ...
Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince; "... ileri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde; asıl dosyada orman yönetimine husumet yöneltilmediğinden yasal hasım durumunda bulunmaması nedeniyle lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı ...
İdaresi vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/679, K. 2025/5967, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama