İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6840 K.2025/3435

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/6840Karar2025/3435Tarih6 Mayıs 2025Okuma6 dk · 1.118 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/6840 E., 2025/3435 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2831 E., 2024/1903 K.
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2019/84 E., 2021/55 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.118 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl davanın davacısı ... ve birleşen davanın davacısı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ek kararıyla, birleşen davanın davacısı ... vekili tarafından kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiş ve ek karar 04.10.2022 tarihinde kesinleşmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince asıl davanın davacısı ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davanın davacısı ... ve birleşen davanın davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kullanım kadastrosu sırasında,... Mahallesi çalışma alanında bulunan 7526 ada 4 parsel sayılı ve 205,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın kullanıcısının tespit edilemediği şerhi yazılarak, arsa vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir.

Asıl davada davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.

Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın geldisi olan 709 parsel sayılı taşınmazın 1967 tarihinde yapılan kadastro tespiti sonucunda, tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ................................................, adlarına tespit ve tescil edildikten sonra,

1744 sayılı Kanun gereği 1981 yılında kadastro çalışması yapılarak taşınmazın 2/B vasfı ile orman dışına çıkartıldığını, taşınmazın 1985 tarihinde kayıt malikleri tarafından müvekkiline satış vaadi sözleşmesi ile satıldığını ve tapu kaydına müvekkilinin malik lehdar olarak adının yazıldığını ancak Pendik Kadastro Mahkemesinin 2008 yılında Yargıtay onamasından geçerek kesinleşen kararı ile şahıslar adına olan tapu kaydının iptaline ve Hazine adına orman olarak tapuya tesciline karar verildiğini, taşınmazın 2008 yılına kadar hukuken müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, emlak vergilerinin 1985 tarihinden önce tapu malikleri tarafından,

1985 tarihinden 2018 tarihine kadar müvekkili tarafından ödendiğini ve taşınmaz üzerinde müvekkilinin zilyetliğinin kesilmediğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine müvekkili lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 119 ve devamı maddelerinde yazılı şekilde düzenlenmediğini, delillerin tebliğ edilmediğini, taşınmazın 2/B vasfında olması nedeniyle Orman İdaresinin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek, davanın müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle, aksi durumda ise esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.

Dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “hava ve uydu fotoğraflarından, keşif tarihindeki Mahkeme gözleminden, taşınmaza ilişkin fiili zilyetlik ya da vergi beyannamesinin bulunmadığı, taşınmazın zilyetliğine ilişkin somut bilgi içermeyen tanık beyanına itibar edilemeyeceği, davacının komşusunun yakacaklarını branda ile örterek koyması dışında, çekişmeli taşınmazda ekonomik amaca uygun olarak fiilen kullanım yada vergi kaydı ile zilyet edindiğine ilişkin delil sunamadığı; birleşen dava dosyasında davacı ...'ın davasında;

delillerin tespitinin ve zilyetliğin varlığının keşif yapılmaksızın anlaşılamayacağından, verilen kanuni kesin süreye rağmen birleşen dosya davacısının kesin süre içinde keşif avansını Mahkeme veznesine yatırmamakta ısrarlı davrandığı, keşif delilinden vazgeçmiş sayılacağı" gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, asıl davanın davacısı ... ve birleşen davanın davacısı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 13.09.2022 tarihli ek kararıyla;

istinaf gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle kararın birleşen davanın davacısı ... vekili tarafından istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiş ve ek karar 04.10.2022 tarihinde kesinleşmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; "istinaf eden tarafın sıfatı ve istinaf sebepleri ile bağlı inceleme sonucu, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle dayanak tapu kayıtlarının kapsamında olduğundan bahisle 1967 yılında yapılan kadastro çalışmalarında dayanak kayıt malikleri adına tespit ve tescil edildikleri, Hazinenin taşınmazın 1942 yılında yapılan orman tahdit sınırları dahilinde kaldığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil davası açtığı, yargılama aşamasında nizalı taşınmazın bulunduğu mevkiide orman sınırları dışına çıkarma çalışmaları yapıldığından, davanın tespite itiraz davası mahiyetinde Kadastro Mahkemesine aktarıldığı,

dayanak tapu kayıt maliklerinin 1985 yılında satış vaadi sözleşmesiyle ...'a devrettikleri, Kadastro Mahkemesi'nin kesinleşen hükmüyle taşınmazın dayanak kayıt kapsamının malikleri adına, kayıt miktar fazlasının Hazine adına orman vasfıyla tescil edildiği, bilahare 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda kullanım kadastrosu çalışmalarının yapıldığı, tespitte taşınmazın kullanıcısı olmadığının belirlendiği ve Hazine adına tespit edildiği,

asıl dosya davacısının kullanım iddiasıyla, birleşen davacının dayanak tapu kaydı kapsamı, emlak vergilerinin ödenmesi ve hukuken sürdürülen zilyetlik iddiasıyla tespite itirazda bulundukları, gerek yapılan tespitte ve gerekse Mahkemece yapılan keşif sırasında taşınmazın sınırının mevcut duruma göre belirlendiği, tespit tarihinde davacının yukarıda anlatıldığı şekilde taşınmazın nizalı kısmı üzerinde fiili kullanım ve muhdesat bulunmadığının tespit edildiği,

tek başına emlak vergisi bildiriminde bulunarak emlak vergisinin ödenmesinin ve satış senetlerinin fiili kullanımı göstermeyeceği anlaşılmakla, davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmediği" belirtilerek asıl davanın davacısı ...'in istinaf başvurusu esastan reddedilmiş. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, asıl davanın davacısı ... ve birleşen davanın davacısı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

1. Birleşen davanın davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; kural olarak İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak ilk kararı istinaf etmeyen taraf, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde bu yeni kararı temyiz edebilecektir. Diğer bir ifadeyle, istinaf başvurusunun reddi halinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, birleşen davanın davacısı ... vekili, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmemiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere birleşen davanın davacısı ... vekili, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile de birleşen davanın davacısı ... aleyhine yeni bir durum oluşturulmadığına göre, birleşen davanın davacısı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını müstakilen ya da katılma yoluyla temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen birleşen davanın davacısı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Asıl davanın davacısı ...'in temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup asıl davanın davacısı ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davanın davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Peşin temyiz harcının istek halinde ...'a iadesine,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz eden ...'den alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6840, K. 2025/3435, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6840
Karar No
2025/3435
Tarih
6 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/6849 K.2025/10448
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/6872 K.2025/10064
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6893 K.2025/5577
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/6909 K.2025/9429
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/6912 K.2025/8103
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/6916 K.2025/8125

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.