KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/836 E., 2025/4425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/321 E., 2023/1273 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/519 E., 2018/481 K.
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... Asliye Mahkemesince verilen karara karşı davalı Hazine vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizce bozulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bu kez davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu sonucunda, Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 956, 957, 959, 960 ve 961 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları şerhi yazılmak suretiyle 101 ada 956, 957 ve 959 parsel sayılı taşınmazlar tarla vasfıyla, 101 ada 960 ve 961 parsel sayılı taşınmazlar ise ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ...; çekişmeli taşınmazların murisinden intikal ettiğini ve kendi kullanımında olduğunu ileri sürerek, adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların 28.03.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda kırmızı, mavi, sarı, turuncu ve pembe renklerle boyanarak gösterilen taşınmazlar üzerinde davacının zilyetliğinin bulunduğunun tespiti ile bu hususun tapu kayıtlarının beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince;
istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların beyanlar hanesine, taşınmazların davacı ...’ın kullanımında olduğuna dair şerh düşülmesine karar verilmiş; bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 01.12.2022 tarihli ve 2022/2047 Esas, 2022/9721 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "taşınmazların niteliğini ve tespit tarihleri itibariyle kullanım durumunu en iyi belirleme yöntemi hava ve uydu fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, hava ve uydu fotoğraflarından yararlanılmamış, taşınmazların niteliğinin, üzerinde sürdürülen kullanımın şekli ve süresinin ne olduğunun tespiti yönünden hüküm vermeye elverişli olmayan yetersiz ve soyut nitelikteki ziraatçi bilirkişisi raporu ile yetinilmiş ve çekişmeli taşınmazlar üzerinde kullanım kadastrosu tespit tarihi itibariyle davacının ekonomik amaca uygun kullanımının bulunup bulunmadığı somut olarak ortaya konulmadan, yerel bilirkişilerin ve davacı tanığının soyut ve yetersiz beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmuştur" gereğine değinilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazlarda davacı tarafından kullanım olduğunun kanıtlanamaması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince hükmün hem 4 numaralı bendinde hem de 7 numaralı bendinde davalı lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir. Burada tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması, doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzelterek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/836, K. 2025/4425, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama