KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/1093 E., 2025/5455 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2265 E., 2024/1673 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/250 E., 2022/165 K.
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan temyize konu eski 2107 parsel sayılı 48.600,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 28... parsel numarasıyla 46.844,34 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacı adına kayıtlı bulunan ... ili ... ilçesi ... Mahallesi eski 2070 parsel sayılı 46.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın 1 28... parsel numarasıyla 46.028,65 m² olarak tespit gördüğünü, taşınmazın yüzölçümünün küçüldüğünü öne sürerek, eski hale getirilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi ibraz etmemiş, bir kısım davalılar duruşmada alınan beyanlarında; taşınmazın uzun yıllardır aynı sınırlarla kullandıklarını ileri sürerek, davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... davacıya ait 1 28... parsel sayılı taşınmaz ile davalı ... ve müştereklerine ait 1 28... parsel sayılı taşınmaz arasında sabit sınır sayılabilecek dere olduğu, uygulama kadastrosunda da bu sınırın sabit sınır kabul edildiği ve bu sınırın fiili zemine ve hava fotoğraflarına uygun olduğu,
davalı ...'a ait 1 28... parsel ile olan sınırda ise herhangi bir sabit sayılabilecek sınır bulunmadığı ..." gerekçesiyle davanın kabulüne ve 16.08.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ve 1 28... parsel sayılı taşınmazda yer alan (B) harfli 1.210,77 m² ve 1 28... parsel sayılı taşınmazda yer alan (A) harfli 1.432,62 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacıya ait 1 28... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümüne dahil edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu ..." gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Çekişmeli 1.210,77m²'lik alanın davacı lehine tescil edilmesinin temel dayanağının bilirkişi incelemesi ve dinlenen tanık beyanları olduğunu,
b. Tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından, sınırın ne olduğu hakkında net bir sonuç elde edilemediğini,
c. Yapılan keşifte derenin sınır olmadığına ilişkin keşfe katılan davalılar tarafından itiraz edildiğini,
d. Raporda bahsi geçen yolun, eski bir yol olmadığı ve sınır oluşturmasının söz konusu olamayacağını,
e. Keşifte ihtilaflı kısmın, kendisinin de katılımı ile tespit edilmediğini, bu durumun usul ve kanuna aykırı olduğunu,
f. Alınan bilirkişi raporuna tarafınca itiraz edildiğini,
g. Bahsi geçen derenin gerek tapu belgesinde gerekse yenileme kadastrosundan sonra 1 28... parsel sayılı taşınmazın içerisinde yer aldığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1093, K. 2025/5455, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama