KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/1264 E., 2025/2889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/269 E., 2024/2129 K.
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece (... Hukuk9 Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan eski 738 yeni 135 ada 14 parsel sayılı taşınmaz 6292 sayılı Kanun gereğince yapılan satış sonucunda 08.06.2017 tarihinde davalılar adına tapuda tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi eski 738 yeni 135 ada 14 parsel sayılı taşınmaz davacının fiili kullanımında olduğu halde tapuda davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek, yolsuz tescilin iptali ile taşınmazın davacı adına tescilini istemiştir.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... kullanım kadastrosu çalışmalarının 09.07.2010 tarihinde kesinleştiği, davanın 02.12.2020 tarihinde 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı ..." gerekçesiyle, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan satış sonucunda davalılar adına tescil edilen taşınmaz hakkında açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince, hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen bu karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıkıp, üçüncü şahıslar adına tescil edilmelerine esas olan hukuki işlem 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari işlem olup, Hazinenin satış işlemi ortadan kaldırılmadıkça, üçüncü kişi adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesi mümkün değildir, dolayısıyla kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıkıp, üçüncü şahıslar adına tescilinden sonra tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmamaktadır.
Somut olayda; eldeki dava, davacı tarafından, taşınmazın davalıya satışında sonra açıldığına ve dosya kapsamından idari işlem niteliğindeki satış işleminin idarece geri alındığı yada idari yargıda iptal edildiği anlaşılamadığına göre, eldeki davanın dinlenme olanağı bulunmamakta olup İlk Derece Mahkemesince, davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi gerekirken, hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle ret karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamakta ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının, gerekçesinin düzeltilmesi suretiyle onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1264, K. 2025/2889, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama